20 Nisan 2018 Cuma

SKAL International Istanbul Kulübü-nisan 2018-swiss hotel-Yılmaz Parlar

SANATIN TÜRİZMDEKİ YERİ

Turizm Ve Sanat İlişkisi; Evrensel ve barışcıl olması, SKAL International Istanbul Kulübün, geleneksel aylık toplantısında bir kere daha ayrılmaz bütünlüğü dile getirildi.
SKAL International Istanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını 18 Nisan 2018 Çarşamba günü  Swiss  the Bosphorus Hotel Genel Müdürü Uğur Talayhan’ın ev sahipliğinde, Swiss the Bosphorus Hotelde gerçekleşti.

Turizm haftası tarihinede raslayan toplantıya Eski Dünya SKAL Klübü Başkanı Hülya Aslantaş, Uluslarası SKAL Dernekleri Federasyon Başkanı Faik Alsaç, Eski dönem Uluslarası SKAL Dernekleri Federasyon Başkanı Deniz Anapa, Geçen Dönem SKAL International Istanbul Kulübü Başkanı Fatma Bahar Birinci, TAF Başkanı Yalçın Manav, Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, SKAL International  İstanbul Yönetim Kurulu –Üyeleri ve Bedri Baykam konuşmacı olarak katıldılar.

Klüp Genel Sekreteri Can Arınel’in Gündem sunumundan sonra, Yeni Başkan Ata Eremsoy yönetim kurul üyeleri As Başkan Ayşe Önen, Selma Tatar, Dr. Özen Kırant Yozcu ve Mustafa Devrim Yalçın’ı yanına alarak birlikde geleneksel “SKAL Toast” yaptırdılar.
Başkan Ata Eremsoy Turizm kelimesinin harfleriyle başlayan özgün tanımını; “Turkiye Turizmde, uluslar arası ekonomik olarak, Rakiplerin önüne geçebilecek, İlkelerin yaşandığı, yaşatıldığı ve yaşanabileceği, Zenginlikleri üzerinde taşıyan, Dünya medeniyetlerin Beşiğidir.”şeklinde yaptı.

15-22 Nisan Turizm Haftası, 23 Nisan Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, 28 Nisan Dünya SKAL günü olarak Nisan ayının önemli tarihlerin altını çizdi.

Başkan Ata Eremsoy turizmin kısa vadeli evrimini izlemeyi ve sektöre uygun ve zamanında bilgi sağlamayı amaçlayan açıklamada bulundu. Verilerle  UNWTO Dünya Turizm Barometresinden, Turizm Pazarı Eğilimlerini  paylaştı.

UNWTO’ya göre; Dünya çapında uluslararası turist sayısı % 6 arttığını, en büyük destinasyonlarda sürekli büyüme ve diğerlerinde istikrarlı geri sıçrama verdiği sonuçları tabloda açıkladı. Dünya Turizmi Kuzey Yarıküre'nin kış mevsimi ve Güney Yarımküre'nin yaz mevsimi olarak, Dünya çok az istisna dışında genel olarak olumluydu. Önceki yıllarda destinasyonların mücadelelerine devam ederek, güçlü büyümenin adeta tadını çıkarmaya devam ettiği gözlemlendi.

Herkes için sevindirici bir haber olarak, sırasında olumsuz olaylardan etkilenen yerler çok kısa bir sürede iyileşmenin açık işaretlerini gösteriyor olması..
 
Sürdürülebilir turizm geliştirmeye, devam eden örgüt turizmin gelişmesi ve büyümenin geleceğini her üç sütun ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik - büyüme olarak faliyetlerine devam ediyor.

Başkan  Eremsoy UNWTO Dünya Turizm Barometresi ve İstatistik Eki 2016 yılındaki uluslararası turizm analizi raporunda, uluslararası ziyaretlerin sayısı bir önceki yıla göre artarak 1 milyardan fazla bir buçuk milyara yaklaşmasını vurgulayarak bu pastadan pay almak için turizmcilerin ufkunu açtı.

Başkan Ata Eremsoy, Leonardo da Vinci’nin doğum günü 15 Nisan’ı Dünya Sanat Günü” olarak seçtiren, UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği) başkanı Bedri Baykam’ı Sanatsal hayatının  turizme yansıması sanatın turizme olan ilişkisini değerlendirmek üzere sanat hakkında konuşması için devet etdi. Herkes tarafından bilinen biyografisine rağmen pek çok şapka taşıyan sanatında devrim yapan sanatcı Bedri Baykam’ın öz geçmişini özetledi.
Bedri Baykam önce sanatın turizm gibi evrensel olduğunu barış dili olduğunu vurguladı. Sanatın varlığında savaşların olamıyacağını, barış yalnızca tek sanatla sağlanabileceğin altını çizdi.
Birkaç özel müze haricinde sanat eserlerin sergileneceği müzeye devlet desteğinin olmayışını vurguladı. Ata’mızın sanatcıya değer vermesini yeni kurulan Cumhuriyetimizin kısır bütçesine rağmen sanatcılara verdiği destekleri örnekledi. “Sanatçılardan eser satın alınır, sanatçıyı her alanda teşvik ederlerdi.”dedi

İstanbul Modern ve İnci Aksoy’un sanal müzeleri haricinde Devletin bir adet bile Modern sanat müze olmayışını dile getirdi. Zaten destek olmuş olsa Atatürk Kültür Merkezi kapatılmazdı şekinde . serzenişte bulundu. Turizm ve sanat olarak Paris’den örnek verdi. Gerçekden Türkiye turizm hedefi olarak her yıl turist  çeken Paris’e kulesi için gidilmiyor.

Fransa’da tarihi 17. yüzyıla dayanan kültür politikaları, anayasa ile güvence altında. Sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi bu politikaların en önemli iki unsuru.
Paris Şehir Tiyatrosu yılda 424 temsil yapıyor, 250 bin kişiye ulaşıyor. Toplam bütçesi 14 milyon avro, bunun 10.5 milyonunu Paris Belediyesi karşılıyor.
Fransa’da kültürel faaliyetlere ayrılan devlet bütçesi 4 milyar avro. Bu, toplam bütçenin yüzde 1.5’i ediyor. Yerel yönetimler de benzer meblağlar aktarıyorlar; çünkü kültürel faaliyetlerin bütçesi, merkezi ve yerel yönetim tarafından eşit olarak paylaşılıyor. Özel sektörün desteği yüzde 0.1 ile sınırlı.
Devlet, temsillerin düzensiz aralıklarla yapılmasından zararın giderilmesini ve işsiz kalan sanatçıların korunmasını sağlıyor.
Bir yıl içinde 900 saat çalışan sanatçılar işsizlik ödeneğinden yararlanıyor.
Devlet 5 ulusal tiyatroyu, 39 bölgesel tiyatroyu, 69 ulusal sahneyi, 627 tiyatro topluluğunu, 19 çağdaş dans merkezi ile 258 koreografi grubunu destekliyor.
Tiyatrolar KDV’den muaf tutuluyor. Ama devlet tiyatrolara verdiği sübvansiyonlar üzerinden o vergiyi mahsup ediyor.
Bu örnekden alacağımız dersle ve uyguladığımız takdirde ancak turizmimizi geliştirebiliriz.

yilmazparlar@yahoo.com

31 Mart 2018 Cumartesi

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB şubat 2018 toplantı-Yılmaz Parlar

TURİZMDE TÜROB ÖNEMİ

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), İstanbul Levent Hyatt Centric Hotel ev sahipliğnde 29 mart 2018 Perşembe günü geleneksel aylık toplantısını gerçekleştirdi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman toplantıya katıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada, Turizmde büyük pay tartışılmaz TÜROB olduğunu, konaklama sektörün yatırımı ve işletilmesi Turizmin temeli olarak önemli bir ayağı olduğunu vurguladı. TÜROB’un çok önemli olduğunu, üyelerin kendileri için ve ülke turizmi açısından çok değer taşıdığının bir kere daha altını çizdi.

Toplantının sunuculuğunu Turizmin değerlerinden Kemal Özyiğit üstlendi. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Yönetim Kurul Başkanı Timur Bayındır son otel doluluk oranlarının bilgilerini verdi. Başkan Bayındır, Türkiye'nin Şubat 2018 otel doluluklarının, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23.5 artarak yüzde 62.5 olarak kaydedildiğini Avrupa kıyaslandığında en yüksek artış oranı Türkiye olduğunu söyledi.

Başkan Bayındır “2018 yılının ilk 3 ayını geride bıraktık. 2018, geçen 2 yıla göre daha iyimser beklentilerle başladığımız bir yıl oldu. İlk 3 aylık gerçekleşmelere baktığımızda da bu beklentilerin en azından turist sayısı artışında gerçekleştiğini görüyoruz. Fiyatlarda da henüz arzu ettiğimiz düzeyde olmasa da, küçük oranlı da olsa artış başlaması sevindirici” şeklinde konuştu.

Başkan Timur Bayındır performans raporunun bilgilerinide paylaştı. “Veri ve analiz şirketi STR'nin TÜROB için hazırladığı, 2018 şubat ayı ülke performans raporunda; Türkiye’nin Şubat 2018’de ADR, yani Average Daily Rate olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli geçen yılın Şubat ayına göre yüzde 1.9 artışla 57.4 Euro’ya yükseldi. RevPar olarak adlandırılan toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirler ise yüzde 25.9 artışla 35.9 Euro’ya çıktı. İstanbul’un Şubat 2017’de yüzde 48.2 olan doluluk oranı, Şubat 2018'de yüzde 35.1 artarak yüzde 65.1 olarak ölçüldü. Avrupa’da doluluklarda en yüksek artışı yaşayan destinasyon İstanbul oldu. Şubat 2018’de İstanbul’da ortalama günlük satılan oda bedeli 68.7 Euro ile 2017'ye göre yüzde 3.3 arttı. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde (RevPAR) ise geçen yıla oranla yüzde 39.6 artış yaşandı ve 44.7 Euro olarak ölçüldü.”dedi.

Beklenen arzu edilen Batı turisti hakkında umutlu olduğunu teşviklerin olumlu olarak yansıdığını belirten Başkan Bayınır “Hükümet tarafından kruvaziyer, turist geriren uçaklara verilen yakıt desteği gibi teşviklerin de, umutla başladığımız 2018 yılına pozitif yönde katkı sağlayacağına canı gönülden inanıyoruz. Bu gelişmeler ışığında 2018 yılına ilişkin umutlarımızın devam ettiğini söyleyebilirim. Katıldığımız bütün büyük fuarlarda Türkiye olarak aldığımız sonuçlar da bu umutlarımızın artmasını sağlıyor. Londra, Berlin, Moskova, Tahran, Utrecht, Madrid… Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren hemen hemen tüm uluslararası fuarlarda olumlu sonuçlar aldık. Özellikle son iki yıldır gerileme yaşayan Türkiye’nin ana turizm pazarları niteliğindeki Avrupa’dan geri dönüş başlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz.” açıklamalarında bulundu.

Başkan Timur Bayındır “Türkiye’nin marka şehri İstanbul’a, gerek tanıtımlarda gerekse teşvik uygulamalarında özel bir önem verilmesi gerektiğini yine tekrarlıyorum. Zira İstanbul, turizmde kazanırsa bütün Türkiye kazanır. İstanbul bir çok şehir için bağlantı noktasıdır. İstanbul bir merkezdir. Herkes İstanbul’a gelir ve buradan başka yerlere geçer. Sözgelimi İstanbul çalışamıyorsa Kapadokya’nın çalışma şansı sıfırdır. Kongre turizminin yeniden canlandırılması için gereken uygulamaların ivedilikle hayata geçirilmesi gerekir. Fiyatlarımızın yeniden istediğimiz düzeylere gelmesinde en etkili gelişme kongre turizmi olacaktır. İstanbul otellerinde doluluklarda yükseliş başlamasına rağmen iş, toplantı ve kongre turizmi trafiğinde henüz yükseliş olmaması nedeniyle fiyat artışının önü açılamıyor. Fiyatların artışını sağlayacak en önemli etken kongre ve toplantı turizminin yeniden canlanması olur” Şeklinde kongre turizmin öeminin altını kalın çizdi.

Masamızda bulunan, Soho Hotel HK Müdürü Meral Emniyetli, Crowne Plaza Oryapark Hotel Genel Müdürü Şule Altıntaş, Sumahan Otel Müdürü Demet Buyurman ile yaptığımız otel doluluk oranı üzerine sohbetde; 21 Mart’ta başlayan Nevruz bayramı vesilesiyle İranlı turist trafiğinin en fazla yaşanan dönemi olduğunu söylediler. Konaklama haricinde otelde diğer gruplara nazaran daha çok harcama yaptıklarını, harcama düzeyinin yüksek olduğu ifade etdiler.

Aslında Başkan Timur Bayındır’ın önceki açıklamalarında ilk göze çarpan İran’ın bankacılık sistemi ile Türkiye Bankacılık sistemin uyumsuzluğu potansiyeli engelliyor.
Kredi kartı kullanımından yoksun olan, İranlı turistler nakit ödemenin her türlü zorluklarını taşıyorlar.

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, Toplantıya ev sahipliği yapan İstanbul Levent Hyatt Centric Hotel Genel Müdürü Zafer Canbaz’a TÜROB Teşekkür plaketi verdi.
Toplantı, hizmeti geçen otel personelinin, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman ile toplu fotograf çekilmesiyle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Mart 2018 Cuma

Erhan Çakay, Eresin Topkapı Hotel’in Genel Müdürü oldu -Yılmaz Parlar

Erhan Çakay, Eresin Topkapı Hotel’in Genel Müdürü oldu

40 yıldır turizm sektöründe üst düzey yöneticilik yapan Erhan Çakay, Mart 2018 tarihi itibariyle, Eresin Topkapı Hotel’in Genel Müdürü oldu.

Turizm sektörünün sevilen isimlerinden Çakay, en son Ortadoğu pazarında çalışan acentada genel müdür görevini yürüttü. 2018 yılından umutlu olduklarını anlatan Çakay, Tarihi Yarımadaya ilginin yüksek olduğunu ve bu yıl turizmde yükselişin devam edeceğini söyledi.

Uludağ Üniversitesi Balıkesir Turizm ve Otelcilik Bölümü mezunu olan Çakay, İngilizce, İspanyolca, Almanca biliyor. TÜROB, İH&RA, TÜROFED, Skal’ın aralarında bulunduğu sivil toplum örgütlerinde üyelikleri bulunurken, çeşitli görevler üstleniyor. Geçtiğimiz yıllarda 10 yıl boyunca Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Genel Sekreterliğini yapan Çakay, şuan Disiplin Kurulunda görev yapıyor.


İstanbul Üniversitesi Turizm Bölümünde 18 yıldır öğretim üyesi olarak derslere giren Çakay, diğer üniversitelerin davetlisi olarak seminerlere katılıyor, sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesini genç meslektaşlarıyla paylaşmaya devam ediyor.

İstanbul’un tarihi dokusu içinde, eski şehri çevreleyen surlara bakan Eresin Topkapı Hotel, 250 odası ve toplantı salonlarıyla hizmet veriyor. 3 ayrı salonda 550 kişi, 200 kişi, 350 kişi ağırlama kapasitesi olan otel, ulusal ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapmasının yanı sıra, düğünlerin tercih edilen mekanları arasında ilk sıralarda geliyor. Eresin Topkapı Hotel’in yönetiminde Murat Eresin, Salih Eresin ve Müberra Eresin kardeşler yer almaktadır.

yilmazparlar@yahoo.com 

Havayolu Sektöründe Veriye Erişebilirlik-Yılmaz Parlar

Havayolu Sektöründe Veriye Erişebilirlik

Dünyaya %100 yerli ve milli havacılık yazılımları ihraç eden tek Türk bilişim şirketi olan Hitit, havayolu şirketleri başta olmak üzere seyahat sektörü oyuncularının yararlanabileceği bir beyaz bülten çalışması yaptı. Çalışma veriye birinci elden sahip olan havayollarının, bu verileri yolcu hizmet sistemleri (PSS) alanında daha etkin bir şekilde kullanabilmeleri yönünde yol gösterici bir nitelik taşıyor.

“Havayolu şirketleri artan rekabet koşullarıyla nasıl başetmeli?” “Havayolu şirketleri kendilerini nasıl farklılaştırabilir?” “Düşük kar marjları ile çalışan havayolu şirketleri gelirlerini nasıl arttırabilir?” Bu ve benzeri birçok soruya getirilecek çözüm önerilerinin havayolu firmalarının gelişmesine ve büyümesine yardımcı olacağını düşünen Hitit, İngiltere merkezli Travel Technology Research (T2RL) şirketi ile birlikte sivil havacılık sektörüne yol gösterecek bir çalışmaya ev sahipliği yaptı.
Sivil havacılık alanında bağımsız bir araştırma ve danışmanlık firması olan T2RL’in araştırma ve bulgularıyla hazırlanan “Havayolu Sektöründe Veriye Erişebilirlik” isimli rapor, havayolu firmalarının iş geliştirme süreçlerine olumlu katkı sağlayacak bir içerik taşıyor. Rapor, yolcularla birebir temas kurarak, veriye birinci elden sahip olan havayollarının, bu verileri yolcu hizmet sistemleri alanında daha etkin bir şekilde kullanabilmeleri yönünde yol gösterici bir nitelikte.
Havayolu şirketlerinin yolcu hizmet sistemleri alanında nasıl daha etkin olabilecekleri ve veriye erişimin ve verinin en etkin şekilde işlenmesinin önemine atıf yapan rapor hakkında Hitit Genel Müdürü Nur Gökman, şu açıklamalarda bulundu: “Sektörün büyüklüğü ve cazibesi nedeniyle, sivil havacılık pastasından pay almak isteyen onlarca yatırımcı ve girişimcinin bu sektöre giriş yaptığı, fakat bir o kadarının da yüksek maliyetlere ve rekabetçi piyasa koşullarına dayanamayarak kapandığını biliyoruz. Nitekim bağımsız firmalarca yapılan araştırmalar, 2017 yılında dünya çapında 52 yeni havayolu firmasının kurulduğunu, 48 tanesinin de faaliyetlerini sonlandırdığını veya askıya aldığını gösteriyor. Sivil havacılık alanında faaliyet gösteren bir firma olarak, sektörün hem yolcular hem de havayolu firmaları lehine gelişmesi en büyük arzumuz. Bu nedenle, havayolu firmalarının sadece biletleme işlemi yapan, uçuşları ve ekipleri koordine eden atıl bir pozisyondan çıkarak, ellerindeki veriyi modern pazarlama teknikleriyle çok daha etkin bir şekilde kullanabilecekleri bir pozisyona gelmelerini istiyoruz. 21. yüzyılın dinamik, teknolojik ve yeniliklere açık yolcuları için zengin bir seyahat deneyimi sunabilmek için ellerinde yeterli veri olan havayolu firmalarının, bu sayede operasyonlarını çok daha verimli bir şekilde yönetebileceklerini düşünüyorum. Hitit olarak T2RL’in katkılarıyla hazırladığımız raporun, iş geliştirme alanında havayolu firmalarının vizyonlarına katkı sağlayacak bir çalışma olmasını umuyorum.”
Rapora Hitit’in kurumsal internet sayfasından ulaşabiliyor:
1994 yılında kurulan Hitit Bilgisayar Hizmetleri, sektörün hızla büyüyen oyuncularının en çetin ve karmaşık ihtiyaçlarını dahi karşılayabilecek düzeyde yeni nesil havayolu, havaalanı ve seyahat yazılım ürünleri ve servisleri sağlamaktadır. PAX / DCS ürünleri, rezervasyon, biletleme, check-in, yolcu kalkış kontrolü, ekip planlama ve sadakat yönetimi ihtiyaçlarını karşılarken, Crane RA, Crane CA, Crane SP, Crane OCC, Crane CREW ve Crane ALM, sırasıyla, gelir muhasebesi, gider muhasebesi, tarife planlama, operasyon kontrolü, ekip planlama, tur operatörü /charter yönetim ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Müşterileriyle kurduğu yakın ilişkileriyle tanınan Hitit, ürünleri ve servisleri ile ilgili olduğu kadar, müşteri hizmetleri konusunda da mükemmel geri dönüşler almakta ve bu geri dönüşleri daha da kaliteli ve başarılı hizmetlere dönüştürmektedir. Rezervasyon sistemleri üzerinden geçen 55 milyondan fazla yolcu ile dünya havayolu PSS (Yolcu Servis Sistemi) endüstrisinde 5. sırada bulunan Hitit, Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlere uzanan müşteri portföyünü hızla çoğaltmaya ve çeşitlendirmeye devam etmektedir.


yilmazparlar@yahoo.com

21 Mart 2018 Çarşamba

Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı-SGDD-Yılmaz Parlar


Mültecilere Nefret mi ? Merhamet mi ?

Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı, TC. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) işbirliğiyle 17 Mart 2018 Cumartesi günü İstanbul Conrad Otel’de gerçekleştirildi.

Suriye’deki siyasal olaylarla ülkelerindeki çıkan iç savaş üzerine ailelerini korumak adına 7 yıl önce başlayan zorunlu göç sonucunda, bugün 3 milyon 500 bin civarında mülteci ülkemizde bulunmaktadır. Türkiye topraklarına giriş yapmış sayısı en fazla olan Suriye’li mültecilere basın yayın organlarında, toplumun göçmenlere karşı empatiyle yanaşması şeklinde haberlerin önemine dikkat çekilen konferansın sonuncusunda SGDD Yönetim Kurul Başkanı Prof. Dr. Ali Gitmez, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, SGDD Genel Koordinaötürü İbrahim Vurgun Kavak birer konuşma yaptılar.

TC. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve
Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle hazırlanan konferansda üç panel gerçekleştirildi.

Düzenlenen üç oturumun, konusu “Göç Konusunda Farkındalığın Oluşturulmasında Medyanın Rolü” Panelinde; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği
(BMMYK-UNHCR) Dış İlişkiler ve Enformasyon Müdürü ve Sözcüsü Selin Ünal Moderatörüğü üstlendi. Panelistler; Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı Rıza Özel, Gazeteci Marc Micallef, Reuters Haber Ajans muhabiri Murad Sezer.

“Mültecilerin Toplumsal Kabulü Sürecine Medyanın Etkisi” konulu oturumda,
Moderatör; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Bora Özbek. Jiji Press’ten gazeteci Vehbi Baş, NTV’den gazeteci Mete Çubukçu, Al Araby TV’den Suriyeli gazeteci Adnan Aldaher oturumun panelistleriydi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu İletişim Bölümü Başkanı Sema Hotsa “Göçmenlerin Toplumsal Uyum Sürecinde Medya Nasıl Rol Alabilir?” konulu oturumun Moderatörü. Brüksel EuroAcademic EASC Başkanı Mustafa Ulusoy, panelistler ise TC. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Yard. Doç. Dr. Bora Bayraktar, NEW – TR Haber Suriyeli Gazeteci Mohammed Abdi.

SGDD Yönetim Kurul Başkanı Prof. Dr. Ali Gitmez, “Nefretmi- Merhametmi” olgusundan mültecilere yapılması gerekenleri anekdotlarıyla aktardı.

T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, Türkiye’nin  Bu güne kadar Bulgaristan, Afganistan,Irak, İran,Suriye vs. Türkiye’ye sığınan mültecilere yaptığı insani yardım için 40 milyar civarında harcama yapıldığını vurguladı. Türkiye’nin insanı yardım konusundaki duyarlışığını, geçmiş yıllardan örnek vererek Tankere bir milyon dolar para ödenemediğinden yakıt tankerin en ihtiyaç duyulan dönemde geri dönmesini,
böylesine kendimizin muhtaç olmamıza rağmen yaptığımız fedakarlılığı ve  gelişmiş ülkelerin duyarsızlığını gözler önüne serdi.

SGDD Genel Koordinaötürü İbrahim Vurgun Kavak Dünyada 22.5 milyonu mülteci konumunda ve  ülkemizde yaşayan üç milyon beşyüz binden fazlası geçici koruma altında Suriyeli vatandaşların olduğunu söyledi. 7 yılını tamamlayan en fazla mültecilerin Suriye halkından olduğunu  cinsiyet, işe erişememiş, olanları sayılarıyla veren, İbrahim Vurgun KavakÜlkemizde Suriyeli dışında, uluslararası koruma altında olan dört yüz binden fazla da Iraklı, Afgan, Somalili bulunduğunu hatırlatdı.
Türkiye’de 3 milyon 547 bin Suriyeli mülteci var. Bunlardan 228 bini kamplarda, diğerleri  Türkiye illerine dağılmış durumda.
Koordinatör Kavak “Yapılan araştırmalara göre da Türkiye vatandaşın yüzde 62,9’u Suriyelilere kendini uzak görmüş, Yüzde 20’si de yakın ve çok yakın olarak görmüş. Birlikte yaşama istemi yüzde 86 karşı çıkmış. Suriyeliler ise  yüzde 60 kadarı şayet iyi bir yönetim olursa iyi yaşamı olanağı olursa dönme fikrinde.”şeklinde bazı verileri özetledi.

Oysaki sorgulamalar; Türkiye’de mültecilere ve sığınmacılara yönelik mevzuat ve uygulamaların taraf olunan uluslararası antlaşmalara ve Anayasaya uygunluğunun incelenmesi mülteci haklarına ve Cenevre sözleşmesine aykırı uygulamalar göz önünde olmalıdır. İyileştirmeler, çözümler, yasal düzenlemeler olmalıdır.

Mültecilerin-sığınmacıların hukuki statüsü, Mültecilerin barınma şartları; mülteci kamplarının durumu ve imkânları, Mültecilerin topluma uyumu hususunda karşılaşılan karşılıklı problemler sosyal ve kültürel, Mültecilerin çalışma hakkı kapsamında işgücüne katılımı, Toplumsal güvenlik, Sığınmacıların başka ülkelere geçişleri sırasında karşılaşılan problemler, Uluslararası toplumun ve AB ülkelerinin konuya sınırlı katkısı sorunu gibi konular çerçevesinde Suriyelilerin ülkemizde çalışma, oturma ve sağlık sigortası izinlerine dair problemler, gibi temel kriterlerle sorunlarına yaklaşılmalı



yilmazparlar@yahoo.com

6 Mart 2018 Salı

SKAL Zincir degişimi-Ritz Carlton Hotel-06 mart 2018-Yılmaz Parlar

SKAL REGALYE ATA EREMSOY’DA

Yeni Yönetim ve Yeni Yıl Turizm Beklentileri
SKAL İstanbul Klübü yönetim kurulu 2 yıllık başarılı yürüttüğü görevden sonra yeni yönetime hizmeti devretdi.

İstanbul’daki Turizmcilerin en gözde en önde gelen turizm profesyonellerin isimlerini bünyesinde toplayan İstanbul SKAL klübü 5 mart 2018 Pazartesi günü İstanbul Ritz Carlton Hotelde, Genel Müdür Nicolas Kipper ev sahipliğinde zincir değişim töreni gerçekleştirdi. Uluslarası SKAL Dernekleri Federasyon Başkanı Faik Alsaç Regalyeyi, Yönetim Kurul Başkanı Fatma Bahar Birinci’den As Başkan görevindeki  Yeni Başkan Ata Eremsoy’a devretdi. Boşalan As Başkanlık görevine SKAL İstanbul Klübü Genel Sekreteri Ayşe Önen seçildi.

Seçimli Genel Kurul sonrası düzenlenen törende, devir teslim esnasında gözler dudaklar gülümse de yinede başarılı hizmete doyamamanın burukluk duyguları gizlenemiyordu.
Başkan Bahar Fatma Birinci,  yönetim kurul üyelerine fedakarlıkla çalışmalarından dolayı teşekkürlerini sundu. Vefa örneği gösterek İstanbul SKAL Klüb sekreterliğini yürüten Güliz Mumcu’yu da unutmayarak, armağan verdi.

Turizm hizmeti sunumunda tüm süreçlere hakim olan, sektörde uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış ve konusunda uzman; dinamik ve yenilikçi bir ekip olan yönetim   güçlü kadrosu, bilgili alt yapısıyla, takım ruhu anlayışıyla, kalite, dakiklik ve ilkelerinden taviz vermeden,
2 yılda sektörüne yarattığı katma değeri ortaya koyan yönetim hedeflerinin çok üstünde olan başarılı çalışmalardan, turizm  sektörüne kazandırdığı ivmeden memnuniyetle ayrıldılar.


Çok kapsamlı ve belirli bir tecrübeye sahip yönetimin yeni kadrosu da Türkiye için önemli bir sektör olan Turizmin haketdiği doruklara geleceği inancıyla görevi üstlendiler.


Tören öncesi Network’e imkan sağlıyan kokteyl sürecinde, Turizm duayenlerinden Ferit Volkan yine turizmin yapı taşları isimlerin olduğu grubda 2018 Türkiye ve Turizm konusunu açtı.
Küresel çapta ve Ortadoğu’da hareketli geçen 2017 yılının ardından yeni yılda dünyayı, Türkiye’yi nelerin beklediği konusunda ortak fikir; Türkiye’nin dış politikadaki Batı ve Rusya ile ilişkileri bağlamında politikalarının 2018’de nereye evrilebileceğine geldi.  ABD yönetiminin Rusya'yla dünya siyasetini ilgilendiren belli konularda uzlaşı arayışı içinde olacağını düşünürken, asıl gerilimi ekonomik hegemonyasını etkileyecek Çin ile yaşanacağı görüşü.

Türkiye’nin dış politikasının “Ortadoğululaştığı ” Ankara için “Avrasyacılığın” iktisadi imkanı olduğunu ise düşünmemesi.
Rusya ile artan nüfuzu nedeniyle doğrudan çatışma gerekçesi bulmazken, Çin ile de vekalet savaşlarının öne çıkacağı, İslam dünyası giderek zayıflarken, Türkiye’nin ise Batı karşıtı söylemlerinin altının boş olduğunu,  Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliğinin zorlu bir döneme gireceği öngörüsü, İran ve Rusya ile işbirliğinin yeni bir askeri ittifak getirmeyeceği ve Türkiye’nin Batı’ya daha fazla yaklaşacağı bir 2018 yaşanacağı görüşünde, fikirler dile geldi. Dolayısıyla 2018 Turizmi batıya hedefleneceği rota yine batı olacağı inancı ortak görüşdü.

Gece oldukça renkli geçti.
yilmazparlar@yahoo.com

1 Mart 2018 Perşembe

Lionel Hotel-gelinlik fuar-Yılmaz Parlar


GÖRKEMLİ DÜĞÜNLERİN ADRESİ LİONEL
Düğün trendlerini belirleyen mekan Hotel Lionel geçen hafta sonu gelinlik fuarı gerçekleştirdi.
Başarılı evlilik düzenleyicisi olarak, evlilik düğün planlamanın tüm sırlarını, yaptığı organizasyonların detaylarında saklayan, baştan sona bir bütünlük ve konsept içerisinde seyreden düğün organizasyondaki akışın tüm romantik zirvelerini, görkemli tören içerisinde harika bir biçimde sunabilen, Lionel Hotel yakın coğrafyada alternatif turizmin bu hizmetinede yelken açıyor. Lionel Hotel evlenmek isteyen mutlu çiftlere kusursuz bir hizmet sunuyor. Bu hizmetiylede, çiftlerin mutluluklarına ortak oluyor.
Kreatif dekorasyonlar ve sıcak ruhu yansıtan atmosferiyle, aksesuarlar, mekân süslemeleriyle, renkler, masalarda romantik etki yaratan şamdanlarıyla masa ve üzerlerinde çiçek süslemeleriyle, düğün organizasyon trendlerini belirleyen, hayallerdeki rüya düğünü yaşatan,  yenilikçi duruşuyla turizm sektörünün öncü markalarından biri haline gelen, Lionel Hotel gelinlik fuarı programında ünlülerde yer aldı.
Evlilik Festivali, Kına Konsepli Defile, Pınar Bent Gelinlik Defilesi, Mali Kuaför Saç Show,   Şinasi Günaydın Damatlık Defilesi  ile paket bir şekilde her ihtiyaca cevap verebilen algı yarattı. Ahmet Şelçuk İlhan sergilediği evlilik sevgi aşk üzerine performansıyla çok beğeni topladı. Nuri Alço Şinasi Günaydın Damatlık Defilesinde yer aldı.  Serkan Ersöz dans okulu sahibi Serkan Ersöz dans gösterimi evlilik düğününde çiftlerin alması gereken dans kursunu ilham etdi.
Hotel iş geliştirme Direktörü Burçak Atak ile yaptığımız söyleşide Lionel Hotel  olarak aylar öncesinden rezervasyon tarihlerinin belirlendiği, dekorasyonuyla, yemekleriyle, hizmet anlayışıyla büyüleyici bir atmosfer sunduklarını, Türk ve Dünya mutfağında ön plana çıkan lezzetlerle oluşturulmuş davet menüleri ve isteğe göre hazırlanabilen butik menülerle düğünlerin vazgeçilmez adresi  olmayı hedefledikleri söyledi.
Burçak Atak “Mutluluk için çıkılan evlilik yolunda hayallerinin ötesinde bir düğün istiyorsanız elit, görkemli ve samimi kutlamalarla akla ilk gelen otelimiz, çiftlerin hayallerini kurdukları kusursuz bir düğün için tüm detayları düşünmekteyiz. Profesyonel ekibimiz, lezzetleri, masalsı dekorasyonuyla farklı ve ayrıcalıklı düğünlere imza atdığımızı söyleyebilirim.”şeklinde varlıklarını vurguladı.
Burçak Atak’a yine sorduğumuz soru üzerine “Masa ve sahne tasarımı için dekorasyon alternatifleri, düğün hazırlık listesi ilk bakışda fark edilmeyen ancak zaman geldikçe zorluk olarak karşınıza çıkmaktadır. Bu zaman darlığı içinde yetersiz kalmak tüm düğünün güzelliğini yerle bir edebilmektedir. Kusursuz frofesyonel organizasyonla hareket eden Lionel hotelimiz, işin çok öncesinden rezervasyon başvurularında evlenecek çiftlerin önüne getirmektedir. Özenle her detayı kurgulayarak, düğün masalı ortaya çıkarıyoruz. Düğün hazırlığını en az düğün kadar keyifli hale getiriyoruz.” Şeklinde cevap alıyoruz
Lionel Hotel İş geliştirme Direktörü Burçak Atak, ayrıca sözlerine düğünün ömür boyu hatırlanacak kısmınıda sözlerine ekliyor. “Güzel  doku önünde, fonunda verilen pozlarla düğün hikayeyi anlatan video ve foto, ömür boyu hatıranızı canla tutacak bir mekandır. Lionel Hotel kurgusallığın keşfini yaptığı için evlenen çiftler fotoğraflarının çekildiği masalımsı mekanın farkında oluyorlar, “sözleriyle vazgeçilmez olduklarını noktaladı.



yilmazparlar@yahoo.com