17 Ekim 2019 Perşembe

Türkmenistan Bağımsızlığının 28. yıldönümü-Yılmaz Parlar

Doğalgazdan Sentetik Benzin

Türkmenistan Bağımsızlığının 28. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen resepsiyonda  Türkmenistan İstanbul Başkonsolosu Myratgeldi Seyitmammedov, “Ahal ilinde bölgenin en büyük Cam Fabrikası ve dünyada henüz benzeri bulunmayan Doğalgazdan sentetik benzin üreten tesis yapıldı.” Dedi.



Türkmenistan İstanbul Başkonsolosluğu ev sahipliğinde Conrad Bosphorus Hotelde 15 Ekim 2019 Salı günü, Türkmenistan Bağımsızlığının 28. yıldönümü kutlandı.

Geceye, Turizmden sorumlu Vali yardımcısı Dr. Hülya Kaya, yabancı Konsoloslar, Konsoloslukların temsilcileri, Sivil Toplum örgütlerin başkanları- temsilcileri, Siyasi partilerin temsilcileri, öğretim görevlileri, Türkmen vatandaşlar, elit bir davetli grubu  katıldılar.

İki Ülke Milli marşının okunmasından sonra açılış konuşmalarına geçildi.

Türkmenistan İstanbul Başkonsolosu Myratgeldi Seyitmammedov, Türkmenistan’ın 28. Bağımsızlık yıldönümü münasebetiyle düzenledikleri resepsiyona sevinclerini paylaşılmasından dolayı davetlilere teşekkür ederek başladığı konuşmasında  “Bundan 28 yıl önce Türkmenistan, devlet bağımsızlığını ilan etti. Demokratik, hukuk ve laik devlet düzenini tercih eden ülkemiz, egemen ve özgür kalkınma yoluna güvenle ayak bastı. Ulusal kalkınma programlarının başarıyla uygulanması, hem bölgesel düzeyde, hem de uluslararası boyutlarda,Türkmenistan’ın demokratik ilkelere dayanan, ekonomik açıdan gelişmiş bir devlet olarak tanınmasını sağladı. Birleşmiş Milletler tarafından daimi tarafsızlık statüsü iki kez tanınan devletimiz, uluslararası taahhütlerin uygulanmasına yönelik faaliyetler sonucunda, dünyanın muhtelif ülkeleri, saygın uluslararası kuruluşlar ile dostane ilişkiler kurdu ve giderek geliştiriyor. Ülkemiz, uluslararası işbirliği için yeni etkili yollar ve yöntemler geliştirme konusunda çok değerli deneyim kazandı.” Açıklamalarında bulundu.



Bağımsızlığını ilk tanıyan ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğu Türkmenistan, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Uluslar arası Aral Denizini Kurtarma Fonu dönem başkanlığını yürütdüğünü  zamanda BM’nin birçok komisyonlarına üyesi seçildiğini, bu örgütün çeşitli programlarının uygulanmasına aktif olarak katıldığını söyleyen Baş Konsolos Seyitmammedov, “Bağımsızlık yıllarında, Türkmenistan’da toplumsal yaşamın tüm alanlarında büyük gelişmeler kaydedildi, Elektrik enerjisi, petrol-gaz, makine sanayisi, demir çelik, kimya, inşaat, elektron, tekstil ve gıda sanayi alanlarını ve diğer sanayi dalları giderek genişliyor. Doğal kaynaklar, elverişli çevresel ve iklim koşulları, modern sanayi üretimi, tarım, ulaşım ve iletişim hizmetleri ülkemizin illerinin de hızla gelişmesi için büyük fırsatlar yaratıyor. Kısa süre önce Türkmenbaşı Petrol Rafineri kompleksinde polipropilen üreten yeni bir fabrika hizmete açıldı. Ayrıca Balkan ilinde Garabogaz karbamid fabrikası ve Kıyanlı gaz kimya kompleksi inşa edildi. Bunların dışında Ahal ilinde bölgenin en büyük Cam Fabrikası ve dünyada henüz benzeri bulunmayan Doğalgazdan sentetik benzin üreten tesis yapıldı.” Şeklinde ekonomik gelişmeleri ve yatırımların altını çizdi.



Ortak dil, tarih ve kültür değerlerine sahip olduğu ülkelerle, dostane ve karşılıklı yarara dayalı ilişkileri pekiştirme politikasını uyguladığını dile getiren Seyitmammedov, “Türkiye Cumhuriyeti özel bir teşkil ediyor. Bağımsızlık döneminde Türkmen-Türk ilişkileri yüksek boyutlara erişti, bugün ikili ilişkilerimiz stratejik özelliğe sahiptir. Türkmenistan ve Türkiye uzun vadeli ve güvenilir ticari-ekonomik ortaklardır. Ülkelerimiz bu alanda işbirliğinin daha da geliştirilmesine büyük önem veriyorlar. Türkiye Türkmenistan’ın dış ticaret ortakları arasında ilk sıralardan birini teşkil ediyor.” İlişkilerimizi önemine vurgu yaptı.

Ekonomik iş birliğimiz açısından, Ticari-ekonomik işbirliğinin gelişmesinde Hükümetlerarası karma ekonomik komisyona büyük görev düştüğünü, Tarafların Komisyon kapsamında ikili işbirliğinin mevcut durumunu istişare etme ve yeni işbirliği alanlarını ortaya çıkarma imkanı bulduklarını Ayrıca, İki ülke devlet başkanları arasında düzenlenen üst düzey görüşmeler ve istişarelerle kültürel-insani alanda da ikili ilişkilerin yüksek seviyede devam etdiğini söyledi.



Türkiye ile Türkmenistan’ın birbirlerine güclü bağlarla bağlanmış ortak bir maziye tarihe sahip iki dost iki kardeş ülke olduğunu dile getiren Turizmden sorumlu Vali yardımcısı Dr. Hülya Kaya, “Türkiye’mizin uluslarası terörle mücadele etdiği bu zor günlerde, her daim yanımızda olan siz değerli kardeşlerimizin varlığı bizlere ümit veriyor. Bizler aynı soydan aynı dilden aynı dinden aynı milletdeniz. Özümüz bir sözümüz bir.” Dedi

Vali Yardımcısı Kaya, Cumhurbaşkanın 2014 yılında Türkmenistan’a iş köprüsü kurduğu anlamında sözleriyle “Soydaşlarımızla dayanışmalı, Kültür ve eğitim başda olmak üzere dış politika, ticaret, ulaştırma, ekonomi, enerji ve bir çok alanda tam bir bütünlük içinde olumlu bir gelişme göstermektedir. Türk müteahhitlerin Orta Asya’da en çok faliyet gösterdiği ülke konumunda, enerji santralleri, altyapılar, köprüler, yollar, havalimanı, olimpiyat tesisleri gibi pek çok alanda ortaklığımız sürdürülerek devam ediyor.” Açıklamalarında bulundu.



Türkmen öğrencilerin, üniversitelerimizde, yükses lisans, doktora eğitimleri gördüğünü, Medeniyet ortaklığımız çağımızın gerektiği koşullarda ilerlemeye devam edeceğini, omuz omuza verdiğimizde ilişkilerimizin canlı tutduğumuzda aşamıyacağımız her hangi bir  engel olamıyacağını ve Konsolosluğun düzenlediği Türkmenistan 28. Bağımsızlık yılını  kutladığını ifade etdi.

Büyük İpek Yolu’nun kalbi olarak bilinen,Orta Asya’nın parlayan yıldızı Türkmenistan coğrafik konumu itibariyle bölgenin önemli lojistik üssü ve ulaşım merkezine dönüşmektedir..

Doğu kısmında Ortaçağa ait tarihi eserler bulunan, bölgelerin kültür seviyesi ve bilim gelişimi açısından dünyada emsali olmayan Türkmenistan tarih dalında birinciliği elde ederek, seyahat edebilecek en önemli mekanların birisi olarak seçildi.

Türkmenlerin Stonhenge’si olarak adlandırılan Altyn-depe kentiyle, antik kent Parfiya ve onun kültür başkentiyle, kadim Nisa kalesiyle, İl Arslan, Tekeş, Turabek Hanım, Kutlug Timur minaresi, Astana-Baba Türbesi ve diğer antik şehirler ve türbeleriyle, 1999 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi dahil edilen  Merv topraklarıyla, önemli turizm destinasyonlarından biridir.

yilmazparlar@yahoo.com  

9 Ekim 2019 Çarşamba

İnovatif Gelişim Zirve 19-Yılmaz Parlar

Sınırların ötesinde Bir şey Yok

İnovatif Gelişim Zirve 19

Öğrencileri değil her kesimi ele alacak, Ezberleri bozacak bir etkinliğe hazır mısınız gibi başlıkların yer aldığı “İnovatif Gelişim Zirve 19” iyi niyetli düzenlendiğine inansakda; Sloganında, “Öncelikle kişisel gelişimi, ardından da toplumsal kalkınmayı hedefliyoruz” sözlerine karşın tamamen yapıcı olarak doğruları yazmak durumdayız.

Zirve iştirakcılarından Dicle Kalkınma Ajansından bir temsilci yok…
Bakanlarımızın 12 milyar dolardan 20 milyar dolara iş hacmini artırmayı hedeflediği Türkiye - Irak Ticari İlişkileri konulu panelinde kimse yok… 

Ekonomist Prof. Dr. Harun Öztürkler, Erbil Gümrük Ataşesi Ersay Çete, Erbil Ticaret Ataşesi Zihni Tuğrul’un Türkiye - Irak Ticari İlişkileri ekonomi panelinde Mardin Ticaret odası-Sanayi odası Temsilcileri Üyeleri, Mardin’li ve Yakın çevre işadamları yok.


Hackathon, yarışmasında jüri yok. Danışman yok. Mardin’in ihtiyacı olan Tema yok…



Oysaki turizm endüstrisi, Mardin’in en önemli ekonomik sektörlerden birisi olabilir. Mardin’de tomurcuklanan girişimcilere, teknoloji meraklılarına ve turizm operatörlerine, sanayiyi geliştirmek için fikirlerini geliştirmek için bir Turizm hackathonu düzenlenir sanıyordum.

4-5 Ekim 2019 tarihleri arasında Mardin DİKA (Dicle Kalkınma Ajansı) konferans salonunda düzenlenen İnovatif Gelişim Zirve 19 “Sınırların ötesinde” zirve danışmanlarla daha nitelikli olabilir, fayda sağlıyabilir.

Turizm gelişimi, inovasyon ve girişimcilik, Bölgesel Ekonomik Kalkınma Stratejisinin bir parçasını oluşturur.
Turizm endüstrisine fayda sağlayacak yenilikçi ürün, hizmet veya araçları prototiplemek için kullanılacak analizlerin kapsayan Hackathon, turizm endüstrisini teşvik etmeyi ve pazara turistler için daha cazip gelecek ve uygulayıcılar için daha fazla gelir sağlayacak yenilikçi çözümler ve hizmetler getirmeyi hedeflenebilir düşüncesindeydik.



Gençlerin ülkemizdeki turistlerin kalışlarını daha anlamlı ve konforlu hale getirmek, servis sağlayıcılar (rehberler, müzeler, transfer şirketleri) ile ilgili projeler geliştireceklerini, sanıyorduk ülke turizm endüstrisi için benzersiz bir yazılım geliştirmede yarışı Umuyorduk.
Günümüzün rekabetçi döneminde, oradaki her şirket verimliliklerini ve etkinliklerini artırmak için yenilik arıyor. Bu yüzden Hackathon, temelde çeşitli alanlardan bir grup yetenekli insanın yenilik yapmak için bir araya geldiği bir olaydır. Hackathon, İnovasyona yol açar. Yetenek bulmada şirketlere fayda sağlar. Size yeni insanlarla tanışma fırsatı verir.



Hackathon, API kullanımını artırmada yardımcı olur. Hackathon, bir problemi çözmek için birkaç gün boyunca düzenlenen bir olaydır. Başarı metrikleri (yenilik ve yaratıcılık” gibi metrikler öznel olabilir, problem formüle etmeli, bir çözüm önermeli ve ürünlerinin prototipini göstermelidir. En iyi çözümler şirketten ödüller ve daha fazla işbirliği imkanı sunar.

Ayrıca doğru yer seçilmesi gerekir.  24 saat erişime sahip yer seçmek, Ayrıca, hackathon sırasında, temel yiyecekler içecekler sağlamak,

Yarışma sırasında takımlara tavsiyede bulunabilecek bağımsız uzmanlardan pazarlamacılar, iş analistleri, geliştiriciler ve diğerleri olmalı

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ekim 2019 Çarşamba

Altın Koza 2019-Kısa Film Atölyesi-Yılmaz Parlar

Mükemmel Yönetmen Nasıl?


Ustalığın sırları, Altın Koza Kısa Film Atölyesinde ortaya çıkarıldı.

Herhangi bir film, betiğin belirli film dilinde ifade edilmesi gereken bir fikirle başlar. Bir senaryoyu okumayı, anlamayı ve görselleştirmeyi öğrenmek bir yönetmen için vazgeçilmez bir niteliktir.
23-29 Eylül 2019  tarihleri arasında gerçekleştirilen 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında, yönetmen ve senarist Işıl Özgentürk yönetiminde düzenlenen Kısa Film Atölyesinde; Ödüllü yönetmen Kıvanç Sezer mükemmel bir senaryonun ve yönetmenliğin sırlarını paylaştı.



Atölye çalışmasının teorik kısmında özet olarak; Verdikleri Genç Yönetmenler için tavsiyeleri arasında; Her projenin pratik olduğunu, bir kamera alıp çekime başlamaktan korkmamak gerektiği, senaryo ile acımasız olmayı, çekimi planlama için fazla zamanlamayı, bir ekiple nasıl çalışılacağını öğrenmeyi, her yerden öğrenebileceğini, festival gönderileri, film festivallerine katılma yer aldı. Kendinizi tanıtmanın iyi bir yolu bir film festivaline katılmak. Yer aldı.



Yönetmen, film yapımcılığındaki tüm çekim sürecinin dayandığı bir kişidir. Filmde aktörlerin, kameramanların, ses mühendislerinin, kıyafetcilerin, makyaj sanatçılarının, editörlerin ve diğer tüm katılımcıların çalışmalarını organize eder. Tek başına, nihayetinde, nihai üründen - başarısı veya yankılanan bir başarısızlıktan sorumludur. Bu yüzden sinemaya aşık olan birçok insanın yönetmen olma hayali - bu, tüm film endüstrisindeki en sorumlu, prestijli ve ilginç meslek. Yeteneklere ve yaratıcı vizyona ek olarak, iyi bir yönetmen yaşam tecrübesini ve vizyonunun genişliğini sete katar ve yeteneklerini geliştirir.


Oyuncular, yönetmenin ana aracıdır. Tüm filmin başarısı, onlarla ne kadar iyi bağlantı kurabileceğinize bağlıdır. Konuşmacıyı anlamanın en iyi yolu derisine girmektir. Kısa oyunculuk dersleri, retorik dersler veya en azından amatör bir tiyatro grubuna gidin. Her durumda, oyunculuk becerileri günlük yaşamda sizin için kullanışlı olacak ve sette onlarsız yapamazsınız.
Aynı kamera çalışması, ses mühendisliği ve kurgu için de geçerlidir. Neyin mümkün olduğunu anlamak ve bu araç setini en iyi şekilde kullanmayı öğrenmek için bu alanlarda en az asgari becerilere ihtiyacınız olacak.


Senaryo hakkında; Harika bir fikir geliştirme ve senaryo yazımın   üretileceği, harika bir fikirden yola çıkmak. Film yapımcılarının Film Komut Dosyası yazımında neler aradığını anlamak. Senaryo senaryosunu doğru formatta düzenlemek nasıl bir film senaryosu yazılacağını öğrenmek. Hareket yapısını film senaryosu yazmaya nasıl uygulanır. Film senaryosu yazma örnekleri nasıl analiz edileceğini bilmek, Senaryo yazımında yardımcı olacak çevrimiçi araçlar nasıl kullanılacağı gibi konular açıklandı.


 Uygulamalı çalışmada Yönetmen ve senarist Işıl Özgentürk’ün ışık tuttuğu senaryo yazıldı. Sinema film çekimine başlandı. Tüm film ekibi ve oyuncular oluşturuldu. Belediye kültür merkezi parkında çekimler yapıldı. Tüm oyunculer ve tüm çekim ekibi üstün performans gösterdiler. Sinemanın geleceğinin meşalesinin devamlı yanacağının umudunu verdiler.
yilmazparlar@yahoo.com  

SKAL International İstanbul Kulübü.-The Marmara Pera Hotel Shall We-30 Eylül 2019 Yılmaz Parlar

SKAL’da İran Turizmi

Başkanlığını Ata Eremsoy’un yaptığı, SKAL International İstanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını ekim ayı içinde planlarken, 30 Eylül 2019 Pazartesi günü The Marmara Pera Hotel Shall We’de Otel Müdürü Volkan Öksüz’ün ev sahipliğinde “Happy Hour” teması ile sezona merhaba dedi.


Yaz sezonu Turizmin konuşulduğu toplantıya, SKAL İnternational İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy, SKAL İstanbul Kulübü As Başkan Ayşe Önen, Yönetim kurul üyeleri, Selma Tatar, Mustafa Devrim Yalçın, Meltem tepeler, SKAL İstanbul Kulübü geçen dönem Başkanı Emirates Airline Türkiye Genel Müdürü Bahar Birinci, ve Sadettin Bülbül, Mariott Hoteller Türkiye Satış Direktörü Seyhan Ayel Girit, Başda olmak üzere, SKAL İstanbul Kulübü üyeleri, turizm üst düzey temsilcileri ve turizm dünyasının seçkin isimleri katıldılar.

SKAL İnternational İstanbul kulübü Yönetim kurul Başkanı Ata Eremsoy The Marmara Pera Hotel Müdürü Volkan Öksüz’e katkılarından dolayı kısa konuşma yaparak Kulübün plaketini takdim etdi.    SKAL geleneksel toast ritüeli, SKAL İstanbul Kulübü As Başkan Ayşe Önen tarafından Türkçe ve isponyolca olarak yapıldı.

İran’lı turizm temsilci dostlarımızla yaptığımız sohbetde; Harcama eğilimli İranlı turistler için İstanbul, İranlıların rüyası cenneti olduğunu söylediler.
İranlı dostlarımız, tarihi  mekanlara ve doğal  güzellikler sahip Ülkemizin Tarihsel geçmişi, süreğen toplumsal kültürel hayattaki sürekli canlılık  özellikleri ile İranlı turistlerin merak duygularını tatmin eden onların ilgi ve beğenisini kazandığını bize aktarıyorlar.

Ülkemizi, İranlı turistlerin kendi zevk anlayışına ve gezi programına uygun yerleri rahatlıkla bulma şansına sahip olduklarından tercih etdiklerini, güler yüzlü ve misafirperver olduğumuzu, tarihimizin çeşitli devrelerinden kalan zengin tarihi eserleri ile uyum gösteren dini ve kültürel mirasların yer aldığı şehirlerin antik uygarlığının izlerini taşıyan diğer bölgelerdeki mevcut antik eserlerin ilgilerini çekdiklerini açıkladılar.



Türkiye, turistleri çeken ülkeler arasında dünyada 5. sırada olan Türkiye'nin turizm sektörü, popüler büyüyen endüstrilerden biridir

Karadeniz'den Güney'in görkemli dağlarına kadar uzanan eşsiz kumsallarda ve Anadolu'da bulunan tarihi mekanlarda dört güzel mevsim yaşanmaktadır.



Her yıl pek çok yabancı turist, Türkiye'yi tüm aile bütçelerine uygun olanaklar ve turizm olduğu için tatillerini geçirmek ve geçirmek için diğer ülkelere tercih ediyor. Üst düzey lüksden orta gelirli insanlar için düşük maliyetli yerlere. Bu yüzden Türkiye'de çok fazla hayranı var.

Çoğu İranlı turist, dünya çapındaki itibarı nedeniyle her yıl farklı ülkelerden milyonlarca turisti çeken İstanbul’a, Antalya, Van ve İzmir şehirlerine seyahat etmeyi tercih ediyor. İstanbul, Antalya, kendine özgü doğası gereği, bir sahil kasabasında sakin bir tatil arayan turistleri kendine çekiyor.  Elbetde, siyasi dalgalanmaların genel olarak turizm endüstrisine etkisi var.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Eylül 2019 Pazartesi


BM Genel Kurulunda Serhat Akpınar

Akpınar, Dünya Liderleri İle Birlikte BM Genel Kuruluna Katılmak Üzere New York’a Gidiyor

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcılığı görevi kapsamında Birleşmiş Milletler Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Zirvesi’nden gelen davete katılmak üzere New York’a gidiyor.



Konuyla ilgili GAÜ Başkanlık Ofisinden yapılan açıklamada,  Akpınar’ın, Diplomatlar Birliği'nin BM nezdinde danışman statüsünde olan bir sivil toplum örgütü olması ve AB tarafından akredite oluşu doğrultusunda, hafta boyunca BM Başkanı Antonio Guterres himayesinde birçok ülke ve kuruluşun en üst düzeyde katılım göstereceği toplantılarda hazır bulunacağı belirtildi.
Akpınar New York’ta, GAÜ’nün İklim Değişikliği Hakkında Üstlendiği Yeni Hedefleri Duyuracak
Akpınar, New York’ta bulunacağı hafta boyunca, çeşitli Sivil Toplum Örgütleri ve temsilcilerle gerçekleştireceği görüşmeler ile yıllardır üstlendiği Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcılığı görevinde “Gözlemci” sıfatıyla Birleşmiş Milletler görüşmelerine katılım gösterecek. Ayrıca, Nijerya Yüksek Öğrenim Kurulu ile ve Dünya Ekonomi Forumu kurucusu Prof. Claus Schwab’ın katılacağı etkinliklerde Diplomatlar Birliğini ve Kıbrıs Türklerini temsil edecek Akpınar, GAÜ Kurucu Rektörü olarak New York’ta GAÜ’nün “İklim Değişikliği” hakkında üstlendiği yeni hedefleri de duyuracak.
yilmazparlar@yahoo.com

Demokratik Sol Parti (DSP)-Basın toplantısı-Yılmaz Parlar

DSP Küllerinden Doğuyor…
10 İlke 10 Hedef

15 Aralık 2019 tarihinde yapılacak olan 11. Olağan Kurultayı öncesinde Basın toplantısı düzenleyen Demokratik Sol Parti (DSP)’nin vizyonu;  yeni ilke ve hedefleriyle çağdaş bir Türkiye yaratmak.




DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Geçmiş dönem Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, DSP İstanbul il Başkanı Çiğdem Mercan, ekibiyle Taksim Point Hotelde 22 Eylül 2019 Pazar günü gerçekleşen toplantıda, Başda EGD Ekonomi Gazeteciler Derneği Başkanı Celal Toprak olmak üzere çok sayıda basın mensupları katıldılar 

Toplantı moderatörlüğünü üstlelen Geçmiş dönem Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak yaptığı giriş Konuşması sonrasında, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Türkiye’nin bulunduğu durumun genel profilini çizdi.



Ekonomi Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak’ın sorduğu kooperatifleşme ilgili sorusundan yola çıkarak, Türkiye’de genelde kadınların kooperatifleşme konusundaki başarılarını örnekliyerek parti yeni yapılanmasında Kadın siyasetcilerin çoğunlukda olabileceği partinizi görebilecekmiyiz sorumuza; Başkan Aksakal “Cinsiyet ayrımcılığı yapmadan hak eden değerlerlerle yolumuza devam edeceğiz.” dedi. 
Hedefler hakkındaki sorumuza; Sevgikent, Halkkent, Bilimkent, Doğalkent, Kültürkent, Hukukkent, Üretenkent, Güneşkent, Kırkent, Teknokent şeklinde ana başlıklar altında sıraladığı ve açıkladığı ilkeleri, hedeflerinden kentsel geleceği sadece mega şehirler değil tüm şehirleri kapsayan büyüme olarak algıladık. 
Gerçekdende, Yüksek kentleşme seviyeleri yüksek GSYİH ile ilişkilidir hızlı ekonomik büyüme kentleşmeyi hızlandırma eğilimindedir. Teknolojilerin genişliği ile, toplumun süreçlere katılımının, çok çeşitli dijital ve elektronik teknolojilerin şehre ve topluluklara uygulanması, Bilgi iletişim teknolojilerin, bölgedeki çalışma ortamını ve çalışma ortamlarını yükseltmek için uygulanması, Bilgi iletişim teknolojilerin devlet sistemlerine yerleştirilmesi gibi faktörleri kapsıyan Akıllı şehir niteliklerini dahil eden vatandaşlarını taleplerini karşılayan, operasyonel verimliliği artırmak, bilgileri halkla paylaşmak ve hem devlet hizmetlerinin kalitesini hem de vatandaş refahını artırmak  gibi ilke hedefini olduğunu anlıyoruz.
Yaşam kalitesini iyileştirirken, şehir işlevlerini optimize etmek ve ekonomik büyümeyi sağlamaktır. Akıllı şehre, ne kadar teknolojiye sahip olduklarına değil, teknolojiyle yapmayı seçtikleri temelde değer verilir.
Yüksek işleyen bir toplu taşıma sistemi; Kendine güvenen bir kentsel planlama anlayışı ve insanlar şehir içinde yaşamak ve çalışmak ve kaynaklarını kullanmak.
Akıllı bir şehrin başarısı, bürokrasi ve yönetmelikler dahil olmak üzere hükümet ile özel sektör arasında güçlü bir ilişki kurma yeteneğine bağlıdır. Bu ilişki gereklidir, çünkü dijital, veri odaklı bir ortam yaratmak ve sürdürmek için yapılan çalışmaların çoğu devlet dışında gerçekleşir. 


Akıllı şehir teknolojisi, Akıllı şehirler, nesnelerin interneti ( IoT ) cihazlarının, yazılım çözümlerinin, kullanıcı arayüzlerinin ve iletişim ağlarının bir kombinasyonunu kullanır Vatandaşların yaşamlarını iyileştirir.
Ayrıca, ulaşım alanında, trafik ışıklarını optimize etmek ve karayollarının günün saatine veya yoğun çalışma saatlerine göre sıkışık hale gelmesini önlemek için trafik akışlarını izlemek ve analiz etmek için akıllı trafik yönetimi kullanılır. Akıllı transit şirketleri, verim ve sürücü memnuniyetini artırarak hizmetleri koordine edebilir.
Enerji tasarrufu ve verimlilik akıllı şehirlerin ana odak noktalarıdır. Akıllı sensörler kullanarak,  Akıllı şebeke teknolojisi, operasyonları, bakımı ve planlamayı iyileştirmek ve talep üzerine güç sağlamak gibi faydalar sağlar. 
Akıllı binalar aynı zamanda akıllı şehir projesinin bir parçasıdır. Akıllı şehir girişimleri, iklim değişikliği ve hava kirliliği gibi çevresel kaygıları da izlemeyi ve ele almayı hedefliyor. Atık yönetimi ve sanitasyon, akıllı teknoloji ile, sistemin yaşam kalitesini iyileştirme ve ekonomik büyümeyi sağlama hedeflerine ulaşmak için bağlı IoT cihazları ve diğer teknolojilerden yararlanırlar. Çözümler oluşturmak, işlemleri ve varlık yönetimini optimize etmek şeklinde daha çok örnekleri ile çağdaş hayatı kolaylaştıran, enerji tasarrufu sağlıyan unsurdur.
Kırsalkent hedefi olarak, kırsal topluluklar, gelecek yıllarda işgücüne girmeye hazır olan gelişmekte olan ülkelerde, kentsel alanlara taşınmadan yoksulluktan kaçma çözümleri ile milyonlarca genci çekebilir.
Sanayideki ve hizmet alanlarındaki büyüme arttıkça, gelişmekte olan pek çok ülke, çok sayıda yeni iş arayanı absorbe edemeyecektir. Hem işlerin yaratılması hem de ihtiyaç duyulacak çıktıların üretilmesi için tarımın güncellenmesi gerekecektir.
Başkan Aksakal, “Cumhuriyet’in bütün ilkelerine her yerde ve her koşulda sahip çıkmayı, İnsanlık kültürünü geliştirmeyi, Halkın bizzat yönettiği kurumları oluşturmayı, Köylerden başlamak üzere ekonomik kalkınmayı, Doğal varlıklarımızı ve zenginliklerimize sahip çıkmayı, Kendi enerjisini üreten sistemler kurmayı, Güneşin gücünden toplumsal yaşamın her alanında yararlanmayı, Kültürümüzü ve sanatımızı yaygınlaştırmayı, Kendi gıdasını üreten sistemler geliştirmeyi, Sağlıklı yaşam ortamları yaratmayı, Küresel iklim değişikliği ile mücadele etmeyi, Özgür ve özerk kentler yaratmayı  hedfliyoruz” diyerek birer maddelerle açılımlarını yapıyor



“Sevgikent (Barışın ve insanlığın kenti.) Halkkent ( Halkın yönetimde fiili etkinliği, toplumsal örgütlenme ve halk sektörünün geliştirilmesi.) Bilimkent ( Bilimsel projeler temelinde Üniversitelerle birlikte Ar-Ge ağırlıklı gelişme ve kalkınma çalışmaları.)
Doğalkent (Ekolojik dengenin gözetildiği, doğal beslenme ve yaşam ortamının sağlanması, ekoturizmin yaygınlaştırılması.) Kültürkent (Kültür ve sanat evleri kurulması, kent kimliklerinin oluşturulması, kültür turizminin yaygınlaştırılması.)
Hukukkent (Her kentte hukuksal alt yapının güçlendirilmesi, topluma hukuk devleti ilkelerinin benimsetilerek hakça bir yaşam ortamının güvence altına alınması.)
Üretenkent (Bölgesel özellikleri önde tutularak herkesin iş ve ekmek sahibi olması, ülke ekonomisine katma değer yaratmasının sağlanması.) Güneşkent (Kentlerde doğal, temiz, insan yaşamına uygun enerji türlerini üretmek, doğal enerji sistemleri kurmak, güneşten yaşamın ve üretimin her alanında yararlanmak.) Kırkent (Tarımsal üretimin bitirildiği yerler başta olmak üzere kırsal alanların yeniden ihyası, insana kavuşturulması, köye dönüşün çekim merkezini yaratmak.) Teknokent (Özgün ve yerli teknolojilerin geliştirilmesi, üretilmesi, yaygınlaştırılması, dünya ile rekabet gücüne kavuşturulması ve ülke ekonomisine katkısının sağlanması.)” şeklinde özetledi.
Eğitim konusuna 1 öğrenci 1 öğretmen cevabıyla eğitime verdiği değeri bildirdi.

Geçmiş dönem Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak ile yaptığımız söyleşide hiç hız kesmeden Avcılar’daki takip etdiğimiz başarıları DSP taşıyacağı çok yüksek seviyede ivme kazandıracağı izlenimini verdi. 

yilmazparlar@yahoo.com


18 Eylül 2019 Çarşamba

Gaziantep Dünyanın Aağız Tadıdır-Yılmaz Parlar


Gaziantep Dünyanın Ağız Tadıdır

Gaziantep Valiliği Koordinasyonunda, GAGEV bünyesinde, Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 12-15 Eylül 2019 tarihleri arasında düzenlenen Gastronomi Festivali açılış konuşmasında “Gaziantep hem tatlısıyla hem acısıyla, tüm dünyanın ağız tadıdır.” dedi



Festival Hasat açılışın ardından kortej yürüyüşüyle devam etdi. Dünya’nın birçok yerinden ve UNESCO Şehirlerinden Ünlü ve Yıldızlı Şeflerin, Gurme ve Yemek Yazarlarının, Sektör Profesyonellerinde katıldığı kortejde bando eşiliğinde çok çeşitli kukla, jonglör, illüzyon, cambaz vs, halk dansları gösterileri, yer aldı. 



Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Vali Davut Gül, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri ve vatandaşların katıldığı kortej farkındalık yaratan çok renkli bir etkinlik oldu.
Kortej sonrası, Gaziantep'in, dünyanın en önemli gastronomi merkezlerinden biri olması hedefi ile gerçekleştirilen Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali “Festival parkında” açılış konuşmalarıyla devam etdi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Festival Parkı'nda düzenlenen açılış konuşmasında, Gaziantep'in bir medeniyet şehri olarak binlerce yıllık kültürüyle, turizmiyle ve tarihiyle insanlığa çok büyük miraslar bıraktığını söyledi.




Bakan Gül, "Gaziantep her alanda olduğu gibi gastronomi alanında da dünyanın damak tadına dokunarak lezzet öncülüğünü gerçekleştirmiştir. Gaziantep, Mezopotamya'da tüm kültürlerin ve medeniyetlerin birçok özelliğini barındırmış ve korumuştur. Bugün dünyanın birçok yerinde Gaziantep, ülkemizi en güzel şekilde tanıtmaktadır. Sanayisiyle, istihdamıyla ve yine gastronomi alanında da Gaziantep, Türkiye'nin marka değerini artıran örnek bir şehirdir. Hem tatlısıyla hem acısıyla Gaziantep tüm dünyanın ağız tadıdır. Tıpkı hayat gibi acı da var, tatlı da var. Ama biz Türk'ü, Kürd'ü ve Alevi'siyle acıyı da yerken, tatlı da yerken soframızdan lezzet alırız. Bizim soframız işte böyle bir sofradır. Birlik, kardeşlik iyi olursa yediğimiz lezzetler daha da güzelleşir. Umut ediyorum ki insanlık farklılıkları zenginlik olarak görerek bir arada daha güçlü bir şekilde yaşar."ifadelerinde bulundu.

Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep sanayisinin önemli bir kısmının gıdaya dayalı olduğunu ve bu festival sayesinde kentteki üretimlerin marka değerinin artırılacağını bildirdi.



Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep'in insanının mert, sofrasının ise cömert olan şehir olduğunu sğyledi. Başkan Şahin  "Bizim soframız gönül sofrasıdır. Gönlü zenginlerin sofrasıdır. Bizim soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Bizim soframızda toprağın bereketi vardır." Dedi.  



Sponsorlardan TÜRSAB Yönetim kurul Başkanı Firuz Bağlıkaya, gastronomi turizmine olan desteğinin devam edeceğini, festivalin ülkemiz açısından çok değerli bir organizasyon olduğunu açıkladı.




TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Gaziantep’i özel kılan mutfak kültürü, sahip olduğu tarihi birikimden süzülerek geliyor. Yüzlerce eşsiz lezzetin dışında sahip olduğu 17 coğrafi işaretli ürün ile Gaziantep mutfağı, çok büyük bir öneme sahip. Bu özellikleriyle de UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil olan Gaziantep, ülkemize çok büyük bir gurur yaşattı. Bu başarıların devamı için Gaziantep şehrinin tanıtım faaliyetlerinin aksatılmadan sürdürülmesi gerekiyor. Doğu Akdeniz Lezzet Turu kapsamında bizler de ilk tanıtım gezimizi gerçekleştirdik. Festivale destek vermekten onur duyuyoruz. TÜRSAB olarak gastronomi turizmi, en önem verdiğimiz konuların başında geliyor”  şeklinde gastronomi festivalin önemini vurguladı. 

Konuşmalar sonrası konserlerle festival devam etdi

yilmazparlar@yahoo.com