siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2026 Pazartesi

Bravo Ümit Özdağ, Bravo Bu Azme -Yılmaz Parlar


  

Ümit Özdağ’ın İstanbul Seferberliği, İstanbul’da Millî Farkındalık Rüzgârı

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul Ziyaretleri, Bir Ay, 39 İlçe, Türkiye’nin Nabzı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2026 yılının ilk ayını adeta bir “İstanbul Seferberliği”ne dönüştürdü.

Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte, megakentin her bir ilçesini karış karış dolaşan Özdağ, siyasetin sahaya inen, kulak veren ve sözünü doğrudan vatandaşın ayağına götüren yüzünü bir kez daha gösterdi.

Bu ziyaretler, sıradan bir temas turunun çok ötesinde, Türkiye siyasetinde yeni bir diyalog ve temas modelinin kilometre taşı oldu.

Ziyaretlerin Önemli Özeti; Beş Temel Ayak

1-Esnafın Nefesi Oldu

Dükkan dükkan, tezgah tezgah gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinde, ekonomik sıkışmışlığın somut yansımaları bire bir dinlendi.

Özdağ, sorunları not aldı, ilgili mercilere aktaracağını taahhüt etti ve en önemlisi, “kendi iktidarlarında” bu dertlere köklü çözümler getireceklerinin sözünü verdi.

Cesur ve kararlı duruş

Esnafın zor durumda olduğu bir dönemde sahada olmak, toplumun derinliklerindeki sesleri duyma iradesini gösterir. Siyasetin yalnızca söylemde kalmayıp sahada eyleme dönüştüğünü gösterdi.

Bu, siyasetin soyut vaatlerinden sıyrılıp, somut saha tespitlerine dayalı bir program vaadi olarak ulusal ölçekte dinamik bir siyasi iletişim stratejisi olarak kayda geçti.

2-STK’lar ve Toplumsal Dinamiklerle Omuz Omuza

Gazilerimizden emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarından derneklere kadar toplumun her kesiminden temsilcilerle bir araya gelindi. Yerel sorunların kök nedenlerini tartıştı ve çözüm yolları konusunda somut vaatlerde bulundu.

Bu buluşmalar, sadece bir dinleme değil, toplumsal hafızaya ve birikime saygı duruşu niteliğindeydi.

3-İlçe Açılışlarıyla Yerel Vurgu

Her ilçede gerçekleştirilen açılış ve temaslar, merkezi siyasetin yerel renklerle buluşmasını sağladı.

İstanbul’un monolitik bir yapı değil, her biri kendine has kimliği olan 39 farklı hikayeden oluştuğu mesajı verildi.

İstanbul’un siyasî ve sosyo-ekonomik geleceğine ışık tutan İl başkanlığının “bir kale” olduğunu ve İstanbul’un Türkiye siyaseti için stratejik önemini vurguladı

4-Basının Takibi ve Şeffaflık

Basın mensuplarının geniş takibi, ziyaretlerin şeffaflık içinde gerçekleştiğini ve kamuoyuna doğrudan yansıtıldığını gösterdi.

5-Türkiye’ye Yansıyan Fayda ve Farkındalık

Nüfusun büyük bir bölümünü barındıran İstanbul’da yapılan bu yoğun temas, tüm Türkiye’nin nabzını tutma anlamına geliyor.

İstanbul’da karşılaşılan sorunlar, Türkiye’nin dört bir yanının ortak meselelerine ayna tuttu. Bu çaba, sadece bir şehrin değil, tüm ülkenin geleceğine dair bir öngörü ve hazırlık çalışması olarak değerlendiriliyor.

Övgüye Değer Bir Siyaset Tarzı; Sahada Olmak, Gerçeği Görmek

Ümit Özdağ’ın bu İstanbul seferberliği, siyasete yüklenen yeni ve taze bir anlamdır. “Sahanın Bilgesi” olarak, teorik siyasetin sınırlarını aşıp, gerçekliğin tam kalbine yürümüştür.

Her el sıkışma, her dinlediği dert, siyaseti soğuk salonlardan alıp, insanın ve hayatın sıcaklığına taşımıştır.

Bu, “Ayakları Çamurlu Siyaset” değil, “Ayakları Toprağa Basan Siyaset” anlayışının en saf örneğidir.

Onun bu azmi ve metodu, “Bir Lider Nasıl Dinler?” sorusunun canlı cevabı gibidir. İstanbul sokaklarında adeta “Yürüyen Türkiye Dinleme Merkezi” ne dönüşen çabası, siyasetin itibarını yeniden inşa etmektedir.

Bu çalışma, “Sözü Sahada Veren, Sözü Sahada Tutacak Olan Lider” portresini çizmiştir. Kendisine ve ekibine, bu tarihi emek ve samimi duruş için Halk şükran duyuyor.

Türkiye siyasetinde bir dönüşüm habercisidir. Ümit Özdağ’ın Ocak 2026 İstanbul ziyaretleri, “laf üretmek” yerine “çözüm üretmek” için verilen mücadelenin, “popülizm” değil “popüler katılım” anlayışının ve “vekâleten temsil” in değil “bizzat temas” in gücünün kanıtıdır.

Milli farkındalığı güçlendiren bir aktör

İstanbul’daki ziyaretler, Özdağ’ın çözüm odaklı yaklaşımı, özellikle ekonomik kriz, sığınmacı yönetimi ve yerel yönetim odaklı sorunlarda kamuoyunda geniş yankı buldu.

Bu ziyaretler Türkiye’de siyasi iletişimi yeniden canlandırdı ve kamuoyunun gündemini zenginleştirdi.

Bu İstanbul turu, sadece bir saha ziyareti değil, Türkiye’nin geniş çaplı bir farkındalık ve çözüm iklimi kazanmasına vesile oldu.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde Zafer Partisi’nin İstanbul programı, siyasal iletişimde yeni bir standart oluşturdu ve milyonlarca vatandaşın gündemine dokundu.

Bu yorulmak bilmeyen çaba, hem demokrasimiz hem de şahsi siyaset anlayışımız adına umut vericidir. Bravo Ümit Özdağ! Bravo bu azme! Bravo bu yeni siyaset anlayışına.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ağustos 2025 Perşembe

Ümit Özdağ, Atatürk’ün Yolundaki Tek Kale Lider-Yılmaz Parlar


 

Ümit Özdağ’ın Bu Konuşmasını Tekrar Hatırlamak Zorundayız

Türkiye’de cesur olmak, yalnız kalmayı göze almak demektir. Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu cesareti gösteren ve Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini siyasi arenada korkusuzca savunan ender liderlerden biridir.

3 Ocak 2023 tarihinde yaptığı bu tarihi konuşma, sadece bir siyasi beyan değil, Türk milletine yapılan bir çağrıdır. Hatırlamak, hatırlatmak ve yeniden düşünmek zorundayız. Çünkü bu konuşma, bir milletin yeniden uyanışının manifestosudur.

Tarihi Konuşmanın Önemi

3 Ocak 2023 – Türk Milletine Sesleniş
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, Türk milliyetçiliği ve Atatürkçülük ekseninde yaptığı bu konuşma, sadece siyasi rakiplere değil; sessiz kalanlara, görmezden gelenlere ve unutmaya meyilli olanlara da net bir mesaj içeriyor.

Özdağ’ın Haykırış

“13 Milyon Sığınmacıya Sessiz Kalan Türk Milliyetçisi Olamaz”

Özdağ, Türkiye’deki demografik işgale karşı sessiz kalanları doğrudan hedef alarak, milletin gözüne perde çekilmesine isyan etti.

 “Türk Milliyetçiliğini Ayaklar Altına Alanlarla Siyaset Yapılmaz”

Erdoğan’ın “PKK ile açılım” politikasına değinerek bu çizgide yürüyenleri Türk milliyetçiliğinden dışladı.

 “Atatürk’e Ayyaş Diyenlerle Aynı Masaya Oturulmaz”

Havaalanlarından, tesislerden Atatürk’ün adını silenlerle iş tutanlara karşı net bir çizgi çekti.

“Zafer Partisi, Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyetin Son Kalesidir”

Zafer Partisi’nin ideolojik kökenini Orhun Abideleri’nden Gaspıralı’ya, Ziya Gökalp’e ve Atatürk’e dayandırarak, Türk milliyetçiliğinin tek siyasi temsilcisi olduğunu vurguladı.

“Federasyon Hayali Kuranlar Türk Milliyetçisi Değildir”

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na atıfta bulunarak, federatif yapıya kayan zihniyeti eleştirdi.

“Siyasetin Eşantiyonu Değiliz”

Türk milliyetçilerinin siyasette görmezden gelinmesine sert bir tepki gösterdi.

Son Direnç Hakkı, Zafer Partisi

Zafer Partisi’nin, örtülü istila olarak nitelediği sığınmacı akınına karşı Türk milletinin “ilk ve son direnç hakkı” olduğunu belirten Özdağ, tüm Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri bu saflarda birleşmeye davet etti.

Ümit Özdağ’ın Arkasındaki Akademik Güç

Siyaset bilimi profesörü olan Ümit Özdağ, sadece bir siyasi figür değil, aynı zamanda akademik bir otoritedir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyopolitik sorunları sahadan gelen bir bilgi birikimi ile yorumlayan nadir liderlerdendir.

Almanca ve İngilizce’yi ileri düzeyde bilen, yurtdışında eğitim almış ve birçok alanda akademik katkı sunmuş bir lider olarak, sahici ve bilimsel temellerle hareket etmektedir.

Bugün yaşadığımız sorunları görebilmek için sadece iyi bir lider değil, aynı zamanda cesur bir yürek gerekir.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu yüreği ve bilgeliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için hayati önemde bir mücadele veriyor.

3 Ocak 2023 tarihli bu konuşma, tarihe bir not, geleceğe bir manifestodur.
Hatırlamak, hatırlatmak ve harekete geçmek zorundayız.

Konuşmanın Tam Metni;

Sevgili Türk Milliyetçileri, Sevgili Atatürkçüler,

Cumhuriyetimizin bir Türk devleti olduğunu ifade eden 1924 Anayasası’nı reddeden kişi, Türk milliyetçisi değildir; Atatürkçü hiç değildir.

Etnik ve mezhepsel kimliklere siyasal kimlik vereceğini vaat ederek yola çıkan birisi Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü de olamaz.

Bugün ülkemizi 13 milyon sığınmacı ve kaçağın istilasına uğratırken ses çıkarmayanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“PKK ile Erdoğan’ın yaptığı açılımdan daha iyisini yapacağız” diyenler, Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü değildir.

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlarla siyaset yapanlar Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü de değildir.

Atatürk’e “ayyaş” deyip ismini havaalanlarından ve kamu tesislerinden silenlerle bir araya gelenler, Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“1921 Anayasası” diyerek, “Kurtuluşa evet, kuruluşa hayır” diyenlerle; Türkiye’yi Arap demografik işgaline sokanlarla yürüyenler de Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Atatürk’ün bastırdığı bir isyan nedeniyle ona “soykırımcı” diyen adamı milletvekili yapan Atatürkçü olamaz.
Atatürk’e “kefere” diyen birini milletvekili yapan kişi, ne Türk milliyetçisidir ne Atatürkçüdür.

Atatürk’ün kurduğu millî devleti, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile federalleştirmeye çalışanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Zafer Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan millî, üniter ve laik devlet fikrinin siyasetteki tek temsilcisidir.

Zafer Partisi, Orhun Abideleri’nden Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp çizgisine; oradan da Atatürk’ün önderliğinde şekillenen Türk milliyetçiliği siyasal projesinin bugünkü yegâne taşıyıcısıdır.

Zafer Partisi; kirletilmek, etkisizleştirilmek ve yok edilmek istenen Türk milliyetçiliğini, Atatürk çizgisinde 21. yüzyıla taşımayı hedefleyen tek partidir.

Bu anlamda Zafer Partisi, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir merkezidir. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin son direnme ve savunma hakkıdır.

Zafer Partisi, ülkemizi iç savaşa sürüklemeyi ve “Büyük Kürdistan”ı kurmayı amaçlayan stratejik göç mühendisliği karşısında da Türk milletinin ilk ve son direnç hakkıdır.

Sevgili Türk milliyetçileri, sevgili Atatürkçüler;

Bölücü örgüt HDP kadar değer verilmeyen, siyasette adeta eşantiyon muamelesi gören Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri;

Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruluş ilkeleri temelinde savunmak üzere Zafer Partisi’ne davet ediyorum.

“Oylarını nasıl olsa bize verecekler” diye küçümsenen tüm Türk milliyetçilerini, tüm Atatürkçüleri; Zafer Partisi saflarında birleşmeye çağırıyorum.

100 sene önce ordularıyla Anadolu’yu işgal eden emperyalizmi yenilgiye uğratan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde;

Bugün 13 milyon sığınmacı ile gerçekleşen örtülü istilaya karşı tek başına mücadele eden Zafer Partisi’nde yer almaya sizleri de davet ediyorum.

Yaşasın Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın Büyük Türk Milleti’nin Zaferi!

yilmazparlar@uahoo.com

26 Nisan 2025 Cumartesi

Tarsus, Medeniyetin Altın Tacını Taktı-Yılmaz Parlar


  

Tarsus, Medeniyetin Altın Tacını Taktı

 

 "Golden Apple" Gururu Başkan Ali Boltaç'ın Liderliğinde Gerçek Oldu

FIJET’in “Turizmin Oscar’ı” Altın Elma Ödülü, Tarsus’a Işık Tuttu

 10 Bin Yıllık Tarih, Geleceğe Açılan Kapı Oldu

Tarih boyunca Anadolu’nun kalbinde yükselen ve medeniyetlerin altın halkası olarak kabul edilen Tarsus, bu yıl Uluslararası Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu (FIJET) tarafından turizmin Nobel’i sayılan “Golden Apple” (Altın Elma) ödülüne layık görüldü. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın vizyoner liderliğinde, Saint Paul Meydanı’nda düzenlenen görkemli tören, sadece bir ödülün teslimi değil; aynı zamanda medeniyetin, barışın ve ortak değerlerin taçlandığı bir kutlama haline dönüştü.

 

Tarsus ile Palazzolo Acreide Arasında Tarihi Kardeş Şehir Protokolü İmzalandı



Program kapsamında, Tarsus ile İtalya'nın Palazzolo Acreide kenti arasında tarihi bir kardeş şehir protokolü imzalandı. Bu önemli adım, Tarsus'un dünya kenti kimliğini pekiştiren ve uluslararası dostluk ile kültürel iş birliğini güçlendiren anlamlı bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç törende yaptığı konuşmada şehrin köklü tarihine ve kültürel zenginliğine dikkat çekerek şunları söyledi:



"Tarsus, 10 bin yıllık geçmişiyle kadim bir şehir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, Saint Paul gibi insanlık tarihine iz bırakmış önemli şahsiyetlerin yaşadığı bir kenttir. Bugün sizlerle birlikte adımladığımız tarihi sokaklarda bu zengin mirası bir kez daha derinden hissettik.
Tarsus'ta Müslümanların Eshab-ı Kehf’i, Hristiyanların Aziz Paul’u, Musevilerin ise Danyal Peygamber’i bir arada bulunuyor. Bu eşsiz tarihî ve kültürel doku, şehrimize büyük bir değer katıyor. Ayrıca Tarsus, Akdeniz'in sıcakkanlı ve misafirperver insanları ile özgün mutfağı sayesinde de fark yaratan bir şehirdir.
Bugün, bu ortak değerler ve kültürel zenginlikler doğrultusunda Palazzolo Acreide ile kardeş şehir protokolü imzalamaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz."

İmzalanan protokolün, ilerleyen dönemde iki şehir arasında kültürel alışverişin, turizmin ve ortak projelerin gelişmesine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

 


 

“Tarsus, Dünya Kültür Haritasında Artık Bir Işık Noktasıdır”

 

Tarsus’un ödüle uzanan hikâyesi sadece tarihi eserlerden, kutsal mekânlardan ya da eşsiz mutfağından ibaret değil. Bu başarı, belediye liderliğinden halkına, emekçisinden sanatçısına dek herkesin yürekten inşa ettiği bir geleceğin meyvesidir.

FIJET Başkanı Ticani Haddad, ödülü verirken şu sözlerle Başkan Boltaç’a teşekkür etti:

"Altın Elma’yı, doğaya ve tarihe saygı gösteren, geçmişin mirasını geleceğe taşıyan şehirler hak eder. Başkan Boltaç, bu değerleri yalnız temsil etmedi; aynı zamanda yaşattı."

 


Başkan Ali Boltaç’tan Unutulmaz Sözler,

 

“Bu Şehir, Tüm İnançların Kardeşliğidir”

 

“Tarsus, 11 bin yıllık bir medeniyetin taşıyıcısıdır. Aziz Pavlus'un izinden yürürken, Eshab-ı Kehf’in huzurunda secdeye varan, Danyal Peygamber’in duasını hisseden bir şehirde yaşıyoruz. Bu ödül, bu kadim birikimin dünya nezdinde tanınmasının nişanesidir.”

Ali Boltaç, sadece belediyecilik yapan bir başkan değil; bir arkeolog kadar geçmişe, bir mimar kadar geleceğe, bir lider kadar bugüne odaklanan bir yönetişim anlayışı sunuyor. Tarsus’u, İtalya’nın Palazzolo Acreide kentiyle kardeş şehir yaparak kültür diplomasisinde bir adım öne taşıyan Boltaç, bu stratejik vizyonuyla belediyeciliğin rotasını Akdeniz’in ortak uygarlığına çevirdi.

 


Vizyon, "5 Milyon Turist" ve Yeni Tarsus Hikayesi

“Geç kalmadık, tam zamanındayız” diyerek sahneyi coşkulu bir kararlılıkla dolduran Boltaç, konuşmasında sanayi, emlak, gastronomi ve kültür turizmini kapsayan bütüncül bir kalkınma planını dile getirdi.

“Birlikte ‘turizm destinasyonu Tarsus’u’ inşa edeceğiz. Artık sadece geçilen değil, kalınan bir şehir olacağız.”

 


Ekip Ruhu, Kent Aklı

 

Ali Boltaç, bu ödülü şahsi bir başarı değil, Tarsus’un kolektif dirilişinin belgesi olarak niteledi:

“Bu ödül, gece gündüz çalışan temizlik işçisinden, vizyon ortaya koyan meclis üyemize kadar herkesindir. Bu şehirde siyasi değil, insani bir belediye başkanlığı yapıyorum.”

 

Kaymakam Akyüz, “

Tarsus’un Hak Ettiği Değer Artık Dünya Sahnesinde”

 

Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“On bin yıllık kadim şehrimiz, bugün uluslararası platformda hak ettiği değeri bulmuştur. FIJET’e ve bu sürece katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum.”

 


Hüseyin Kurtoğulları,

 

"Tarsus, 10.000 Yıllık Tarihiyle Dünyaya Açılıyor"

 

"Bu ödül, Tarsus'un küresel turizm haritasında hak ettiği yeri alması için bir milattır. Aziz Pavlus'tan Danyal Peygamber'e, Kleopatra Kapısı'ndan gastronomi mirasına kadar bu şehir, inanç ve kültür turizminin eşsiz bir merkezi olmalıdır."

 

Stratejik Çağrı, "Artık uluslararası festivaller, akademik çalışmalar ve dijital tanıtımlarla Tarsus'un hikâyesini tüm dünyaya anlatmalıyız. Bu ödül bir başlangıç, asıl hedef sürdürülebilir bir turizm ekonomisi yaratmak."

 


Stratejik Katkılar, FIJET’ten Tarsus’a 3 Altın Öneri

 

FIJET Türkiye Başkanı Gürhan Boztepe, Tarsus’un potansiyeline dikkat çekerek üç önemli katkı sundu:

 

Kültür Otobüsü Projesi, Tarsus’un kültürel varlıklarını mobil olarak tanıtacak bir proje önerisi.

 

İtalyan İşbirliğiyle Lezzet Turları, Gastronomide uluslararası işbirliğiyle yeni pazarlara açılım.

Emlak ve Yatırım Değerlemesi, Artan turizm ilgisiyle gayrimenkul ve yatırım değerlerinin yükseltilmesi.

 

Altın Elma ile Altın Çağ Başlıyor

Tarsus, artık yalnızca geçmişiyle değil; geleceğiyle de dünyanın radarına giriyor. Başkan Ali Boltaç’ın ifadesiyle:

“Bu şehirde ihanetin karşısında, halkın ve tarihin yanında duracağız. Tarsus artık bir dünya kentidir!”

 




Delal Atamdede (FIJET Başkan Yardımcısı),

"Altın Elma, Tarsus'un Potansiyelinin İlk Adımı"

 

"FIJET'in 70. yılında bu ödülü Tarsus'a vermekten gurur duyuyoruz. Ancak bu, yolun başı. Kültür rotaları, gastronomi turları ve yerel halkın katılımı olmadan kalıcı başarı mümkün değil."

 


Kültürle Taçlanan Tören

Törenin ardından gerçekleşen gala gecesinde keman sanatçısı Anna Mıadzvedzeva ve kanun virtüözü Ahmet Baran sahne alarak davetlilere müzik şöleni sundu. Bu gece, sadece bir ödülün kutlandığı değil, medeniyetler arasında kültürel köprülerin inşa edildiği bir gece olarak hafızalara kazındı



 

Konser Sonrası Anna Mıadzvedzeva ile yaptığımız özel söyleşide

 

Anna Miadzvedzeva, Müziğin Büyüleyici Dünyasında Bir Yıldız

1996’da Belarus’un Mogilev kentinde doğan Anna Miadzvedzeva, müziğe adanmış hayatıyla dünya çapında iz bırakan bir sanatçıdır.

 

Elektro keman performansları ve kendine özgü neon ışık şovu ile seyircilere unutulmaz anlar yaşatıyor. Bu benzersiz gösteri, dünyada eşi benzeri olmayan bir deneyim sunarak galalar, lüks düğünler, uluslararası fuarlar ve Michelin yıldızlı restoranlar gibi prestijli etkinliklerde büyük beğeni topluyor.

 


UEFA, BMW, Lexus, Samsung, Vodafone, Koç Holding gibi dev markalarla iş birliği yapan Anna, aynı zamanda özel dikim haute couture kostümleri ve el yapımı kanatlarıyla sahne performanslarını bir sanat eserine dönüştürüyor.

 

Murat Boz, Gülçin Ergül gibi ünlü isimlerle çalışmış, Netflix’in "Zaferin Rengi" filmi ve "Mandi" dizisi gibi projelerde oyunculuğuyla da dikkat çekmiştir.

 

Müzik kariyerine ek olarak, 5 yıldızlı otellerde ve özel organizasyonlarda sahne almayı sürdüren Anna, dört dil bilmesi ve çok yönlü sanatsal yetenekleriyle de öne çıkıyor.

 

Piyano çalmaktan kostüm tasarımına, dalıştan DJ’liğe kadar geniş bir ilgi alanına sahip olan bu yetenekli sanatçı, müziği ve sanatı birleştirerek izleyicilere büyülü bir dünya sunmaya devam ediyor.

 

yilmazparlar@yahoo.com


9 Aralık 2024 Pazartesi

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi-Yılmaz Parlar


  

Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi,

Türk Milletinin Umudu Yeniden Yeşeriyor

Atatürk’ün İzinde Direniş ve Yeniden Doğuş

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongresinde, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2. Olağan Büyük Kongre’de yaptığı konuşmada Türk milletine umut aşılayan güçlü bir manifesto sundu. “Bu kongre, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin çağdaş bir devamıdır,” diyen Özdağ, partinin misyonunu Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerine dayandırarak, Zafer Partisi’nin Atatürk’ün mirasına sahip çıktığını vurguladı.

 


Türkiye’nin Ekonomik ve Sosyal Gerçekleri,

Halk Açlıkla Mücadele Ediyor

Özdağ, AKP hükümetinin ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirerek, gelir adaletsizliği ve yolsuzluklara dikkat çekti:

“2002’de emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alınabiliyorken bugün yalnızca 2.5 çeyrek altın alınabiliyor.”

“Halk açlıkla mücadele ederken, zengin bir azınlık servetini katlıyor.”

 


Hükümetin politikalarını halkın sırtına yüklenen bir “soygun düzeni” olarak niteleyen Özdağ, Zafer Partisi’nin çözüm odaklı ekonomi programını açıkladı.

 
Sessiz İstila ve Demografik Tehdit,

 Türkiye Elden Gidiyor

Türkiye’nin sığınmacı ve kaçak nüfusla demografik bir tehdit altında olduğunu belirten Özdağ, ülkenin “sessiz bir istilayla” karşı karşıya olduğunu söyledi:

“Uyuşturucu çeteleri gençlerimizi zehirliyor, Suriyeliler ve Afganlar sokaklarımızı dolduruyor.”
Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi Projesi kapsamında bu sorunlara somut çözümler getireceğini ifade etti.

 


Milli Birlik ve PKK ile Mücadele

PKK ve destekçilerine karşı kararlı bir duruş sergileyen Özdağ, Zafer Partisi’nin Türk milletinin milli kimliğini koruyacağını belirtti:

“Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden ödün vermeyeceğiz.”

“PKK’nın siyasi uzantılarına karşı halkımızın birlik ruhu en büyük gücümüzdür.”
Özdağ, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınacağını söyledi.

 


Kadın Güvenliği ve Gençliğin Korunması

Kadınların güvenliğinin sağlanması ve gençlerin uyuşturucu çetelerinden korunması için Zafer Partisi’nin atacağı adımları açıklayan Özdağ, şunları söyledi:

“Kadınlarımız gece sokaklarda özgürce dolaşabilecek.”

“Gençliğimizi yozlaşmadan koruyacak eğitim projeleri hayata geçecek.”

 
AKP’nin İkiyüzlü Politikaları

Özdağ, AKP’nin İsrail ile ticaret konusundaki çelişkilerine dikkat çekerek, Filistin davasını istismar ettiğini belirtti:

“İsrail ile ticaret rekor kırıyor, Filistin için ise sadece laf üretiliyor.”
Zafer Partisi’nin, bu çelişkileri belgelerle ortaya koyarak halkı bilgilendireceğini söyledi.

 


Zafer Partisi’nin Hedefi: Türkiye’yi Yönetmek

Konuşmasının sonunda Özdağ, Zafer Partisi’nin yalnızca bir muhalefet hareketi değil, Türkiye’yi yönetmeye aday bir halk hareketi olduğunu belirtti:

“Biz Türk milletine zorluk, mücadele ve zafer vaat ediyoruz.”

“Hedefimiz, adalet ve eşitlik temelinde güçlü bir Türkiye inşa etmektir.”

 
Zafer Partisi’nin Mesajı: Halkın Yanındayız

Zafer Partisi, halkın sorunlarını çözmek, sığınmacı krizine son vermek ve Türkiye’yi hak ettiği refaha ulaştırmak için kararlı adımlarla ilerliyor. Ümit Özdağ’ın kongrede verdiği mesaj, Türkiye’nin geleceğine umut oldu.

Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongre, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.

Zafer Partisi Genel İdare Kurulu: Ahmed Baran Dural, Ahmet Atakan Ertuğ, Akın Gürkan, Ali Dinçer Çolak, Ali Midillili, Ali Özgür Kibritcioğlu, Ayhan Milci, Ayhan Seyfeli, Aykut Aydın, Ayşe Nur Alp, Azmi Karamahmutoğlu, Barbaros Bulutoğlu, Barbaros Serdar Erdoğan, Beno Levent Temizcan, Burak Aşıkoğlu, Cezmi Polat, Cihan Kolip, Cihat Çetinkaya, Dursun Atabek, Egemen Otan, Emin Gürses, Emre Met, Eray Ertürk, Eray Övgü Türker, Erçağ Metiner, Erdoğan Erhan, Erkat Yiğittürk, Eser Türkistanlı Saka, Esmaül Hüsna Aslan, Esra Selimoğlu Şengül, Fatih Aygün, Fatih Eryılmaz, Ferruh Özkan, Fikret Bayır, Firdevs Yüksel, Gencehan Tunay, Gökalp Üstün, Gökhan Ciner, Gökhan Şahin, Gürel Özusta, Habib Suiçmez, Hakkı Şafak Ses, Halil Akıncı, Hanna Akyüz, Harun Demirkaya, Haydar Çakmak, Hüseyin Bartu Soral, İbrahim Akman, İbrahim Kaan Erten, İsa Eliri, Jülide Sarıkaya Kurdoğlu, Kenan Kermen, Levent Sarıkaya, Lütfü Şahsuvaroğlu, Mahmut Kara, Mahmut Karaaslan, Mehmet Akif Cenkci, Mehmet Ali Şehirlioğlu, Mehmet Çağlar Özgür, Mehmet Şükrüoğlu, Mehmet Vedat Çakıroğlu, Muharrem Özçelik, Muhsine Bilge İmer, Murat Yalçın, Musa Ertuğan, Mustafa Erdinç Telatar, Mustafa Ersoy, Mustafa Koray Yücel, Mustafa Mesut Summak, Nihal Esin Gürsoy, Nihat Babaözü, Nüsret Cömert, Ömer Faruk Cihan, Özcan Pehlivanoğlu, Paşa Büyükkayaer, Semih Dikkatli, Sergen Gedik, Sevgül Tunçer, Sevil Sargın, Seyit Yücel, Suzan Küçüksaraç, Şeref Gül, Şevket Murat Apaydın, Şükrü Sina Gürel, Tansel Tokgöz, Tansu Küçük, Tuğba Demirbağ, Tuğrul Kihtir, Tunç Nazikoğlu, Uğur Batur, Uğur Tarhan, Umut Yanar, Ülkü Ayaydın, Ülkü Özkaya, Volkan Yurtman, Yavuz Mollasalioğlu, Yusuf Aksoy, Zafer Kıvrak, Zekeriya Mete.

Zafer Partisi Merkez Disiplin Kurulu: Adem Kaya, Adil Köse, Altuğ Ömür Uçar, Arif Zeki Akat, Aycan Şap, Emre Kutkan, Erdinç Örencik, Eylül Başaran, Ferudun Yıldız, Güçlü Emre Özgür, İlhan Alpboğa, Mehmet Okan Özdemir, Mehmet Salih Karaçatlı, Mert Osman Sürmen, Murat Yıldız, Nezih İlter Karaman, Nilay Yaşır Becerik, Rıza Tahir Yel, Sedat Timur, Tevfik Alaftar, Ufuk Doğan, Yaşar Kökçe.

yilmazparlar@yahoo.com

29 Ekim 2024 Salı

Ümit Özdağ’dan 29 Ekim Mesajı, “Cumhuriyetimizi Sonsuza Dek Yaşatacağız”-Yılmaz Parlar


 Ümit Özdağ'dan 29 Ekim Mesajı, “Cumhuriyetimizi Sonsuza Dek Yaşatacağız” 

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında, Cumhuriyet'in, Türkiye'nin geleceğine dair endişelerine ve Atatürk'ün emanetine sahip olacağına vurgu yaptı.

Türk milletinin neslinin korunmasını: Özdağ, Türk milletinin varlığını sürdürmesi için Atatürk ve silah askerlerinin mücadelesine sahip olduklarını, kurdukları cumhuriyeti ve cumhuriyetin devrimlerini korumanın sağlanmasını belirtti.

Birlik ve beraberlik düzeni: Özdağ, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Atatürk'ün emanetini koruma kapsamı: Özdağ, Türk milletinin Atatürk'ün emanetinin bekçiliğini yapıyor, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalması için zor koşullarda direndiğini söyledi Cumhuriyet Bayramı kutlaması: Özdağ, Cumhuriyetimizin 101. Yaş günü ve Büyük Türk Milleti'nin Cumhuriyet Bayramı' kutladı.

Şehitlere saygı: Özdağ, Cumhuriyetimizin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı, ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele'nin o günkü ve öldüğü şehitlerini ve gazilerini rahmet ve rahmetle andı.

Türk milletinin geleceği için uyarı: Özdağ, Türkiye'de yaşanan siyasi ve sosyal hayatların dikkat edilerek, Türk milletinin geleceği için önemli bir uyarı niteliğinde bir mesaj verdi.

Özdağ'ın mesajı, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi vurgulanıyor ve Türkiye'nin geleceği için önemli bir hatırlatma niteliğindeydi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajında, Türkiye Cumhuriyeti'nin patlak veren sorunuyla ilgili uyarıda bulundu. Cumhuriyetin kayıtlarının saklanmasından bazı saklanmaların kaydedildiği, yönetilemez hale getirildiğini ifade eden Özdağ, Türk milletinin Cumhuriyet ideallerinin temizlenip kalıcı olarak korunduğunu vurguladı. Erdoğan'ın yönetime yönelik eleştirilerini yapan Özdağ, Atatürk'ün sırasını korumasını sağlamada bulundu.

Özdağ, Cumhuriyetin kabul edilebilirliklerinin tarikat ve cemaatlerin bürokrasideki dağılımının arttığını, Türkiye'nin 13 milyondan fazla sığınmacı ve kaçağın varış noktası durumunun geldiğini ve bu durumun ülkenin sınırlanma tehlikesi olduğunu belirtti. Ekonominin ciddi şekilde sarsıldığına dikkat çeken Özdağ, anayasal düzenin hedef alındığını ve “Türk”ün Anayasadan çıkarılmak istendiğini iddia ederek, Cumhuriyetin temel ilkelerinin tehdit altında olduğunu savundu.

Devletin mevcut ekonomik ve sosyal sorunlarına işaret eden Özdağ, hastanelerde tedavi masraflarını karşılayamayan bebeklerin yaşamının tükenmesini, sığınmacılar tarafından işlenen suçları, kadınlara yönelik cinsel saldırıları ve gençlerin beslenmeye erişiminin kolaylaşmasını eleştirdi. PKK lideri Öcalan'ın özgürlüğü ve Meclis'te konuşma hakkı gibi taleplerin Türkiye'yi parçalamaya yönelik adımlar olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Özdağ'ın Atatürk'e Hitabı

Prof. Dr. Ümit Özdağ, mesajında ​​Atatürk'e hitap ederek, "Büyük Atatürk, 101 yıl önce çıktığın yolda yürüyen, ideallerini savunan Türk Milleti, emanetini canı kurtarır" dedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar sürdürüleceğine dair inancını yineleyen Özdağ, Türk milletinin iç ve dış tehditlere karşı Atatürk'ün mirasına sahip çıkacağını belirtti.

Cumhuriyetin 101. yılını kutlayan Özdağ, mesajının sonunda “Yaşasın Cumhuriyet! Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” tasarruf kullanıldı. Cumhuriyetin korunması ve devrimlerin sürdürülmesini destekleyen Özdağ, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele'nin tüm şehitleri ve gazilerinin ölümüyle andı.

yılmazparlar@yahoo.com

7 Eylül 2024 Cumartesi

BM Küresel Mükemmellik Ödülleri-Yılmaz Parlar



BM Küresel Mükemmellik Ödülleri

Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri: İstanbul’da görkemli Bir Gece



Yılmaz Parlar / Özel Haber

5 Eylül 2024 Perşembe Gecesi Hilton İstanbul Bakırköy’de gerçekleşen Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi (UNGPC) ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri'ne ev sahipliği yaptı. Bu görkemli etkinlik, uluslararası alanda öne çıkan parlak fikirlerin ve çabaların onurlandırıldığı bir kutlama olarak gerçekleşti. Kültürel zenginlik ve seçkin katılımcıların varlığı, ödül törenini unutulmaz kıldı.



UNGPC ve Mükemmellik Ödülleri: Barış ve Kalkınmanın Sembolü

Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi tarafından düzenlenen ve Abhigyane Vakfı'nın küresel ortaklarıyla işbirliği içinde yürüttüğü BM Küresel Mükemmellik Ödülleri, barışı koruma ve uluslararası işbirliğini teşvik eden bir platform sağlıyor. Bu ödüller, dünya çapında reform, kalkınma ve barış inşası çalışmalarında öne çıkan isimleri tanımak amacıyla veriliyor. Etkinlik, diplomatik ilişkileri güçlendirmeyi ve uluslararası işbirliğini artırmayı hedefleyen seminerler ve iş değişim programlarıyla destekleniyor.



Öne Çıkan Katılımcılar ve Onur Konukları

Bu yılki etkinliğin baş konukları arasında, Ferhat Süleyman Çınar ve Naveen Chandra Joshi dikkat çekti. Ödül töreninde, Türkiye ve Hindistan arasındaki sosyoekonomik ve kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlayan önemli isimler de yer aldı. Özellikle Türk ve Hint sanatçılar, iş insanları ve kültürel elçiler, iki ülke arasında barış ve işbirliğini teşvik etmek amacıyla bir araya geldi.



Sosyoekonomik ve Kültürel Bağlar Güçleniyor

BM Küresel Mükemmellik Ödülleri, uluslararası düzeydeki başarıları tanımanın yanı sıra, sosyoekonomik kalkınma ve kültürel değişim yoluyla barış inşasında etkili bir platform sundu. Özellikle Türkiye ve Hindistan arasındaki kültürel etkileşim, sanat ve ticaret yoluyla derinleşti. Turkan Travels gibi Türk şirketleri, Hindistan ve Pakistan ile turizm alanında gösterdikleri başarılı çalışmalar nedeniyle ödüle layık görüldü.



Küresel Barış İçin Diplomasi ve Kültürel Etkinlikler

Dr. Barkhaa Versha, Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi Başkanı olarak, etkinlikte yaptığı konuşmada, sanat ve kültürün barış inşasındaki birleştirici gücüne dikkat çekti. Dr. Versha, Türkiye ve Hindistan arasında güçlü kültürel bağlar kurmanın barış sürecinde ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, Sufi kültürünün, her iki ülkenin ortak mirası olarak, gelecekteki etkinliklerde daha fazla tanıtılacağını ifade etti.



Genç Nesillerin Barışa Katkısı

Dr. Versha’nın liderliğinde, Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi genç nesillerin barış süreçlerine daha fazla dahil edilmesini teşvik eden projelere öncülük ediyor. Gençlik liderlik programları, kültürel değişim projeleri ve barış konferansları gibi etkinliklerle gençlerin, barış inşasında aktif rol almaları hedefleniyor. Bu girişimler, geleceğin liderlerini barış elçileri olarak yetiştirmeyi amaçlıyor.



Gelecek Planları ve Uluslararası İşbirliği

Dr. Versha, Türkiye ve Hindistan arasındaki kültürel işbirliğinin gelecek yıllarda daha da artacağını ve özellikle turizm, sanat ve ticaret alanlarında daha fazla etkinliğin planlandığını belirtti. Ayrıca, BM Küresel Barış Konseyi’nin dünya barışını güçlendirme misyonu çerçevesinde Türkiye’de daha fazla proje gerçekleştirmeyi planladığını söyledi.



Ödüller ve Diplomatik İlişkiler

Ödül töreninde Türkiye, Hindistan, İspanya ve Afrika’dan birçok seçkin isim ödül aldı.  Ahmet Yaşar Akkaya,  Jose Antonio Sanchez Marín, Yılmaz Parlar, Mustafa Akçey, Dr. Muhammed Manzoor Abdul Salam gibi önemli isimler, ödül sahipleri arasındaydı. Bu isimler, ülkeler arasındaki diplomatik ilişkileri geliştirmek ve sosyoekonomik kalkınmayı desteklemek için önemli katkılarda bulunuyor.

Ödül sahipleri listesinde ayrıca, Turkan Travels (Türkiye'de Tüm Hindistan ve Pakistan Turizmi ile İlgilenen En İyi Turizm Şirketi) için ödül alan önemli isimler de vardı.

Toplantıda konuşma gerçekleştiren GM Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya ve Prof. Dr. Murat Kasımoğlu projeleri hakkında bilgiler verdiler.



Ahmet Kaya, "Pandemi Bizi Yavaşlattı Ama Global Yardım Projeleriyle Güçleniyoruz"

Hilton İstanbul Bakırköy’de düzenlenen Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi etkinliğinde, GM Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya, pandeminin yarattığı zorlukları ve şirketinin uluslararası sosyal yardım projelerine olan katkılarını vurguladı.

Ahmet Kaya, konuşmasında markasının hayatındaki önemini ve Türkiye ile gerçekleştirdiği işbirliklerine değindi. Pandemi sürecinde yaşanan yavaşlamaya rağmen, yeni organizasyonlar ve projelerle dünyanın çeşitli yerlerinde düzenledikleri törenlerden elde ettikleri gelirlerle uluslararası sosyal yardım projelerine destek verdiklerini belirtti. Türkiye'de gerçekleştirdikleri işbirliklerine duyduğu minnettarlığı ifade eden Kaya, etkinliğe katılanlara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı:

"Türkçe öğreniyorum ve bu organizasyona değer kattığınız için sizlere şeref verdiniz, teşekkür ediyorum."



Prof. Dr. Murat Kasımoğlu, "Küresel İşbirlikleri ve Yeni Liderliklerle Geleceğe Umutla Bakıyoruz"

Prof. Dr. Murat Kasımoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, küresel sistemin karşılaştığı büyük sorunlara değinerek, stratejik işbirliklerinin ve genç liderliklerin önemine dikkat çekti. Özellikle Hindistan’ın bu süreçteki katkılarının ve Türkiye'nin bölgesel ve küresel barışa olan önemli katkılarının altını çizdi.

Kasımoğlu, Türkiye’nin turizm alanındaki projelerinin gelişmekte olan ülkelerden gelen öğrencilerle desteklendiğini belirtti. Küresel sisteme katkı sağlayacak işbirliklerinin önemine vurgu yaparken, dijital dünyada liderliğin güçlendiği bir dönemde genç liderliklere büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı.

"Bugün dünya genelinde yoksulluk ve göç gibi küresel sorunlarla mücadelede ortak bir strateji geliştirmek son derece önemli. Türkiye’deki iş insanları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları olarak bu alandaki işbirliklerini güçlendirmeye hazırız," diyerek konuşmasını sonlandırdı.



Gala Yemeği ve Ağ Kurma Fırsatları

Ödül töreni, katılımcılar için hem resmi hem de gayrı resmi bağlantılar kurma fırsatları sundu. Gala yemeği ile birlikte, sosyo-ekonomik işbirliği ve kültürel değişim programları üzerine verimli tartışmalar gerçekleşti. Etkinlik, tüm katılımcılar tarafından büyük bir başarı olarak değerlendirildi ve bu tür girişimlerin devam etmesi için güçlü bir talep dile getirildi.

Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri, İstanbul’da uluslararası barış ve işbirliği adına önemli bir adım oldu. Gelecekteki etkinliklerin dünya barışına katkıda bulunma potansiyeli, katılımcılar arasında büyük bir heyecan yarattı.

yilmazparlar@yahoo.com


Kaynak