turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2026 Salı

Borjgalo Etnografya Müzesi’ne Ziyaret-Yılmaz Parlar


   

Batum’da Gürcü Kültürünün Yaşayan Hafızası

Gürcistan’ın kültürel mirasını en özgün ve en etkileyici biçimde yaşatan yapılardan biri olan Borjgalo Etnografya Müzesi, sadece bir müze değil; adeta Gürcü halkının tarihini, yaşam tarzını, geleneklerini ve el sanatlarını canlı bir atmosferde geleceğe aktaran bir kültür vahası olarak öne çıkıyor.

Ahşap oymacılığının ruhunu taşıyan eserleri, etnografik düzenlemeleri ve zanaatkârlık mirasının titizlikle korunduğu alanlarıyla Borjgalo, bölgenin kültürel hafızasını koruyan eşsiz bir merkez niteliği taşıyor.

Batum Ziyareti Kapsamında Gerçekleştirilen İnceleme

Gürcistan Batum ziyaretim kapsamında, Kültür Danışmanı ve Koordinatörü Meri Diasamidze’nin değerli katkıları ve organizasyonu sayesinde, Adjara’nın önemli kültür duraklarından Borjgalo Etnografya Müzesini gezme fırsatı bulduk.

Görevliler, müzenin kuruluş amacı, kültürel rolü ve dünyaca tanınan usta sanatçı Kemal Turmanidze hakkında detaylı bilgiler paylaştı.

Kemal Turmanidze: Ahşaba Ruh Veren Usta

Acara’nın Keda ilçesine bağlı Namonastrevi köyünde doğan Kemal Turmanidze, çocukluk yıllarından itibaren resim yapmaya ve ahşap oyuncaklar üretmeye ilgi duyan, bugün ise Gürcistan’ın en bilinen usta ağaç oymacılarından biri olarak kabul edilen bir sanatçıdır.

Turmanidze’nin yüzlerce eseri, 2016 yılında kurulan Borjgalo Etnografya Müzesinin omurgasını oluşturuyor.
Sanatçının bazı eserleri Acara Devlet Müzesi’nde sergilenmekte olup, en seçkin çalışmaları uluslararası sergilerde de yer bulmuştur.

Müzenin Kültürel Önemi

Borjgalo Etnografya Müzesi, Gürcü kültürünün doğal yaşam döngüsünü yansıtan tematik alanları, el işçiliğiyle hazırlanan figürleri ve etnografik düzenlemeleriyle ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu sunuyor.

Sadece Gürcistan’dan değil, dünyanın birçok ülkesinden gelen araştırmacıların, sanatseverlerin ve turistlerin ilgisini çeken müze, bölgenin kültürel tanıtımında kritik bir rol oynuyor.

Adjara’nın bu özel müzesi, hem yerel kültürün korunması hem de uluslararası ziyaretçilerin Gürcü geleneklerini yakından tanıması açısından büyük bir kültürel değer taşıyor.
Ziyaret, Gürcistan’ın kültürel mirasına dair derin bir bakış sunarken, usta sanatçı Kemal Turmanidze’nin yaşamı ve eserlerinin bölge için ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

yilmazparlar@yahoo.com

Visit to the Borjgalo Ethnographic Museum in Batumi

A Living Archive of Georgian Culture

The Borjgalo Ethnographic Museum, one of the most authentic and impressive cultural institutions in Georgia, stands not merely as a museum but as a vibrant cultural sanctuary that preserves and animates the history, traditions, and craftsmanship of the Georgian people. With its rich wooden sculptures, ethnographic installations, and masterfully crafted cultural displays, Borjgalo serves as a remarkable center safeguarding the cultural memory of the region.

Visit Conducted as Part of the Batumi Trip

As part of my visit to Batumi, and thanks to the valuable guidance and coordination of Cultural Advisor and Coordinator Meri Diasamidze, we toured the renowned Borjgalo Ethnographic Museum, one of Adjara’s significant cultural landmarks.

Museum officials provided detailed information about the institution’s purpose, cultural mission, and the internationally recognized master artist Kemal Turmanidze.

Kemal Turmanidze: The Master Who Gives Soul to Wood

Born in the village of Namonastrevi in the Keda district of Adjara, Kemal Turmanidze began drawing and crafting wooden toys as a child. Today, he is recognized as one of Georgia’s most prominent master woodcarvers.

Hundreds of his works form the core of the Borjgalo Ethnographic Museum, established in 2016.
Some of his pieces are exhibited at the Adjara State Museum, while his finest works have been showcased internationally.

The Cultural Importance of the Museum

The Borjgalo Ethnographic Museum offers visitors a journey through time with its thematic spaces reflecting the natural rhythm of Georgian life, hand-crafted wooden figures, and ethnographic scenes. The museum attracts not only visitors from Georgia but also researchers, artists, and tourists from around the world, playing a key role in promoting the region’s cultural heritage.

This unique museum in Adjara stands as both a guardian of local traditions and an educational gateway for international visitors seeking to understand Georgian culture.
The visit provided profound insight into Georgia’s cultural heritage and reaffirmed the significance of master artist Kemal Turmanidze’s contributions to the region.

yilmazparlar@yahoo.com



#BorjgaloMüzesi, #Batum, #GürcistanKültürü, #Acara, #EtnografyaMüzesi, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #KültürelMiras, #AhşapOymacılığı, #GürcüGelenekleri, #KültürTuru, #BatumKültür, #MüzeZiyareti, #GürcistanGezisi,

#BorjgaloMuseum, #Batumi, #GeorgianCulture, #Adjara, #EthnographicMuseum, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #CulturalHeritage, #GeorgiaTravel, #WoodCarvingArt, #GeorgianTraditions, #CulturalTourism, #BatumiCulture, #MuseumVisit,


6 Şubat 2026 Cuma

EMITT 2026 Fuar Küresel Buluşma-Yılmaz Parlar


  EMITT 2026 Turizmin Nabzının Attığı Küresel Buluşma

İstanbul, Dünya Turizminin Yeni Strateji Üssüne Dönüştü

Dünya turizm endüstrisinin geleceğini şekillendiren EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, bu yıl bir fuardan çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtladı.

İstanbul Fuar Merkezi'ndeki yeni evinde kapılarını açan EMITT, yalnızca sektörün ticari hacmini büyütmekle kalmıyor; ülkelerin turizm vizyonlarını belirleyen, destinasyonların geleceğini yöneten, dev bir strateji laboratuvarı niteliğine bürünüyor.

Gerek uluslararası katılımın genişliği, gerekse oluşturduğu iş hacmi, EMITT’i küresel turizm takviminin en kritik duraklarından biri yapıyor.

EMITT’in en güçlü yanlarından biri de Türkiye’nin turizm gücünü dünyaya anlatan bir marka olması. Ulaşım, yerel yönetim, tanıtım ve özel sektörün aynı çatı altında buluştuğu bu dev organizasyon, Türkiye’nin turizmdeki iddiasının altını çiziyor.

30. yıl büyük buluşmasına doğru ilerleyen EMITT, bugün yalnızca ticaret değil; turizmin ekonomi, kültür, diplomasi ve tanıtım boyutlarının aynı potada birleştiği bir gelecek vizyonu sunuyor.

EMITT 2026, Yeni Adresinde Rekor Katılımla Turizme Yön Veriyor

Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, 29. yılını İstanbul Fuar Merkezi’ndeki yeni adresinde kutlarken, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonelleri aynı çatı altında topladı.

Bu yıl 29 ülkeden 100’ü aşkın uluslararası katılımcı ve yüzlerce yerli marka ile gerçekleşen fuar, 482 milyon Euro’nun üzerindeki önceki iş hacmini daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Açılış, EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin’in ev sahipliğinde; KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, sektör temsilcileri ve turizm otoritelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi.

Keskin, yeni lokasyonun yalnızca “mekânsal değişim” olmadığını; çok daha verimli, ulaşılabilir ve küresel ticaretin merkezine yakın bir yapının oluşturulduğunu vurguladı. Ayrıca “EMITT 30. Yıl Büyük Buluşması” için 2027 tarihini duyurdu.

KKTC’den Büyük Tanıtım Hamlesi

 Ada Kıbrıs Kampanyası Avrupa’ya Açılıyor

KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, fuarın yalnızca bir tanıtım alanı değil, ülkelerin vizyonlarını şekillendirdiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’nın Türkiye’de yarattığı etkiden memnun olduklarını belirten Ataoğlu, kampanyanın çok yakında İngiltere ve Avrupa pazarlarına taşınacağını açıkladı.
Kuzey Kıbrıs’ın kültür ve doğa temelli turizm kimliğinin altı çizilerek, EMITT’in KKTC için uluslararası bir vitrin olduğu vurgulandı.

İstanbul, Turizmin Lokomotifi

“Nüfusumuzdan Fazla Ziyaretçi Ağırlıyoruz”

İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye turizminin geldiği noktanın tesadüf olmadığını vurgularken, İstanbul’un erişilebilirlik ve marka değerinde hiç olmadığı kadar güçlü bir konumda olduğunu belirtti.
Havalimanlarından gastronomiye, yerel yönetimlerin şehir planlamasından tanıtım faaliyetlerine kadar tüm paydaşların bu başarıda kritik rol oynadığı ifade edildi.

Yerel Yönetimlerden Finansman Talebi

 “Turizmin Yükü Yereldeyse, Kaynak da Yerelde Olmalı”

İBB Meclis 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, turizmin yalnızca tanıtım değil, kapsamlı bir destinasyon yönetimi işi olduğunun altını çizdi.
Konaklama vergisinin belirli bir oranının büyükşehir belediyelerine aktarılması gerektiğini söyleyen Gümüşdağ; temizlik, güvenlik, altyapı ve yönlendirme hizmetlerinde turizmin getirdiği ek yükün ancak bu şekilde sürdürülebilir olacağını savundu.

TGA, Türkiye Küresel Turizm Siyasetinde Etkin Oyuncu Haline Geldi

TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, Türkiye’nin 2025’te 65,2 milyar dolarlık turizm geliriyle kendi rekorunu kırdığını hatırlattı.
2026 hedefinin 68 milyar dolar olduğunu açıklayan Türkseven, Türkiye’nin artık sadece trendlere ayak uyduran değil; küresel turizm politikalarını şekillendiren bir ülke haline geldiğini belirtti.

THY’den Küresel Erişim Gücü

 “İstanbul’a Gelmek Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı”

Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, THY’nin 6 kıtada 132 ülkeyi İstanbul üzerinden bağladığını aktarırken, “Ülkemizden ayrılan herkes Türkiye’nin güven, kalite ve misafirperverlik duygusunu yanında götürmeli” sözleriyle turizm deneyiminin bütüncül bir süreç olduğunu vurguladı.

TÜRSAB, Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’na Sahada Destek Verecek

Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, kampanyanın Diyarbakır’dan başlayarak tüm Türkiye’de güçlü bir tanıtım zinciri yaratacağını açıkladı. Seyahat acentelerinin turizm büyümesindeki kritik rolüne dikkat çekti.

İstanbul Kongre Turizminde Büyük Sıçrama, 133. Sıradan 20. Sıraya

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, İstanbul’un kongre turizminde dünya sıralamasında yaptığı büyük yükselişi anlattı.
Eylül ayında ağırlanacak 25 bin akademisyenin şehre yaklaşık 100 milyon dolar kazandırması bekleniyor. Ayrıca İstanbul Fuar Merkezi’nin 40 bin metrekarelik ek alanla dünyanın en büyük fuar kampüslerinden biri olacağı açıklandı.

Küresel Rekabet Sertleşiyor, “Yeni Dönemin Adı Nitelikli Turizm”

TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, turizmin artık tam rekabet ortamında ilerlediğini ve daha zorlu bir sürece girildiğini belirtti.
Yeni dönemde nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilirlik ve kalite odaklı büyümenin ön plana çıkacağını söyledi.

EMITT, Türkiye’nin Dünya Turizmine Açılan En Büyük Kapısı Olmaya Devam Ediyor

Yeni yeri, genişleyen vizyonu ve uluslararası etkisiyle EMITT 2026; Türkiye’nin yalnızca turizm gelirlerini değil, küresel stratejik konumunu da yukarı taşıyan bir güç merkezi olduğunu yeniden ortaya koydu.
EMITT artık sadece bir fuar değil; Türkiye turizminin “gelecek manifestosu” niteliğinde.

yilmazparlar@yahoo.com

4 Ocak 2026 Pazar

English Talk Club-İngilizce Konuşma Kulübü-Yılmaz Parlar


  

English Talk Club ile Pratik İngilizceye Yeni Bir Soluk

İngilizce Konuşmak Artık Bir Tercih Değil, Küresel Dünyada Bir Zorunluluk

urizmden ticarete, hizmet sektöründen uluslararası ilişkilere kadar her alanda İngilizce konuşabilen bireyler fark yaratıyor.

İşte tam bu noktada, vizyoner bakışı ve sektörel tecrübesiyle öne çıkan Muammer Kaya, Türkiye turizminin en kritik ihtiyaçlarından birine doğrudan çözüm sunan devrim niteliğinde bir modele öncülük ediyor.

Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli

Türkiye turizmine uzun yıllardır değer katan, özellikle sağlık turizmi alanındaki başarılarıyla tanınan MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da tamamladığı yüksek öğrenimin ardından edindiği küresel bakış açısını şimdi Türkiye’nin hizmetine sunuyor.

İstanbul’un en prestijli turizm yatırımlarından Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından biri olan Muammer Kaya, “English Talk Club” projesi için  Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile güçlerini birleştirerek, sektörde yıllardır çözülemeyen “pratik İngilizce” sorununa kalıcı bir yanıt verdi.

Bu güçlü iş birliğinin ürünü olan English Talk Club, klasik dil eğitim anlayışını tamamen geride bırakarak, “Ders yok, gramer yok, sadece konuşma var” mottosuyla dikkat çekiyor. Muammer Kaya’nın özellikle altını çizdiği nokta ise net: İngilizce kitapta değil, hayatın içinde öğrenilir.

Muammer Kaya’dan Sahaya İnen Vizyon

Muammer Kaya’yı benzer projelerden ayıran en önemli özellik, teorik çözümler yerine sahada karşılığı olan modeller üretmesi.

Turizm çalışanlarının zaman, motivasyon ve stres sorunlarını yakından bilen Kaya, English Talk Club’ü tam da bu gerçekler üzerine inşa etti. Garsondan şoföre, otel personelinden satış temsilcisine kadar temel seviyede İngilizce bilen herkesin, özgüven kazanarak akıcı konuşabilmesini hedefleyen bu sistem, kısa sürede sektörün ilgisini çekti.

Online platformların ve yapay zekâ uygulamalarının ötesine geçen English Talk Club, yüz yüze, canlı ve sosyal etkileşimi merkeze alıyor. Çünkü Muammer Kaya’ya göre; beden dili, kültürel temas ve gerçek diyalog, İngilizce öğrenmenin vazgeçilmez parçaları.

Tarih, Kültür Ve İngilizce Aynı Masada

Eğitimlerin Sultanahmet’te, tarihi dokunun tam kalbinde yer alan Art Cafe’de yapılması ise projenin ruhunu tamamlıyor.

Rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde gerçekleşen seanslar, katılımcılara ders değil gerçek bir sosyal deneyim sunuyor. Türkçe konuşmanın yasak olduğu bu ortamda, katılımcılar yalnızca İngilizce düşünmeye ve konuşmaya teşvik ediliyor.

Sadece Bir Kulüp Değil, Stratejik Bir Hamle

English Talk Club, yalnızca bireysel gelişimi değil, ülke ekonomisini ilgilendiren stratejik bir ihtiyacı da karşılıyor.

Turizm gelirlerinin artması, misafir memnuniyeti, ülke imajı ve satış performansı doğrudan İngilizce konuşabilen insan kaynağıyla bağlantılı. Muammer Kaya’nın liderliğinde hayata geçirilen bu model, İngilizceyi bir ders olmaktan çıkarıp ekonomik bir yetkinliğe dönüştürüyor.

Ayrıca kulübün İngiltere’deki dil okullarıyla yaptığı anlaşmalar sayesinde, katılımcılara uluslararası eğitim ve kariyer kapıları da aralanıyor.



Vizyon, Cesaret Ve Doğru Zamanlama

Muammer Kaya, English Talk Club ile yalnızca bir eğitim projesi değil; turizm sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım ortaya koyuyor.

İngilizcenin küresel dünyadaki belirleyici rolünü doğru okuyan Kaya, bu vizyonunu sahaya indiren nadir isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu proje, hem Türkiye turizmi hem de dil eğitimi alanı için örnek alınması gereken, çağdaş ve son derece etkili bir model olarak dikkat çekiyor.

Katılım Bilgileri;

Cumartesi ve Pazar Günleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00 Seanslarında

Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)

Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL

Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL

https://englishtalkclub.com/

yilmazparlar@yahoo.com

20 Aralık 2025 Cumartesi

İstanbul, Düğün ve Etkinlik Endüstrisinin Kalbi Oldu-Yılmaz Parlar


 

'Doğanın Işıltıları' 162 Milyar Euroluk Dev Pazarın Kapılarını Türkiye'ye Araladı

KM Group Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Liderliğinde Düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, Türkiye'yi Sektörün Küresel Merkezi İlan Etti. 36 Ülkeden Profesyonel İstanbul'da Buluştu.

Dünya etkinlik ve düğün turizminin 162 milyar Euro'yu aşan dev potansiyelinden pay almak isteyen Türkiye, İstanbul'da gerçekleşen görkemli bir organizasyonla sektörün yeni gözdesi oldu.

Avrupa'nın tek başına 21.4 milyar Euro'luk pazar büyüklüğüne ulaştığı 'düğün-etkinlik' endüstrisinde söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, KM Events tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Sofralar Sergisi - Yaratıcılık Konferansı" ile muazzam bir uluslararası çekim gücü yakaladı.

Başarılı Organizasyonun Lideri, Meltem Bayazıt Tepeler
Etkinliğin bu yılki "Doğanın Işıltıları" temalı dördüncü edisyonunun başarısı, organizatör kuruluş KM Group'un Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan Meltem Bayazıt Tepeler'in vizyoner liderliğine ve azmine bağlandı.

Açılışta yaptığı etkileyici konuşmada Tepeler, etkinliğin başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü ve 36 ülkeden yüzlerce profesyoneli ağırlamaktan gurur duyduklarını vurguladı.

Tepeler, "Bu büyülü etkinlik, Türkiye'yi birçok medeniyetin beşiği olarak göstererek, yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte önde gelen bir destinasyon olarak konumlandırmayı amaçlıyor" dedi.

Sektör Devleri İstanbul'da Buluştu
Michael Jordan, Jennifer Lopez, Madonna gibi dünya yıldızlarına etkinlik düzenleyen sektörün uluslararası üne sahip isimleri İstanbul'da bir araya geldi.

Sharon Sacks, Fabrice Orlando, Antonio Paraiso, Elizabeth Solaru gibi dünyaca ünlü tasarımcı, danışman ve stratejistlerin yanı sıra, Jamie Aston, Erica Jones, Simone Tostes gibi 9 dünya çapında etkinlik tasarımcısının eserleri sergilendi.

İstanbul Vali Yardımcısı, İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in de aralarında bulunduğu seçkin bir protokolün katılımıyla gerçekleşen etkinlik, aynı zamanda uluslararası dernek liderlerini de ağırladı.

Türkiye, Küresel Bir Hub Olma Yolunda
Etkinlik, Türkiye'nin MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans, Sergi) ve lüks düğün turizminde bir "yaratıcılık ve tasarım merkezi" olma iddiasını somutlaştırdı. Program kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerde Türkiye'nin önde gelen otelleri ile global markalar, uluslararası etkinlik planlamacıları ve seyahat uzmanları ile bir araya gelme fırsatı buldu. "Lüks, Her Zamankinden Daha Yeşil", "Yeni Lüksün Tanımı" ve "Türkiye'de Gastronomide Yaratıcılık" gibi başlıklarla düzenlenen panellerde sektörün geleceği masaya yatırıldı.

Londra Yolculuğu Başlıyor
Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi'nin bir sonraki durağını da açıkladı. Sergi, 11-12 Nisan 2026'da Londra'da düzenlenerek Türk yaratıcılığını ve tasarım gücünü dünyanın bir başka önemli merkezine taşıyacak.

Ödüller Sahiplerini Buldu
Açılış gecesinde düzenlenen törende, 2025 sergisine katkıda bulunan Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Diana Sandoval ve Elizabeth Solaru gibi isimlere "2025 Tasarımı" ödülleri takdim edildi.

Üç gün boyunca masterclasslar, tematik geceler ve networking fırsatlarıyla devam eden etkinlik, Türkiye'nin düğün ve etkinlik turizminde küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığının en renkli ve etkileyici göstergesi oldu.

yilmazparlar@yahoo.com

22 Mart 2025 Cumartesi

Türk Dünyası Nevruz Buluşması -Yılmaz Parlar


 Türk Dünyası Nevruz Buluşması Renklerle Dolu

Türk Dünyası Nevruz Buluşması: Renkler, Ezgiler ve Kardeşlik Ruhuyla Dolu Bir Bayram

Her yıl 21 Mart'ta gece ile gündüzün eşit olduğu bu özel gün, doğanın uyanışını, bolluğu, bereketi ve yeniden doğuşu simgeler. Hoşgörü, barış ve kültürel zenginlikleri paylaşmaya da davet eder.



Nevruz, kökenleri binlerce yıl öncesine dayanan bir kültürel miras olarak; dostluk, kardeşlik, barış ve dayanışma mesajlarıyla insanları bir araya getiriyor. UNESCO tarafından 2009 yılında "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak kabul edilen Nevruz, farklı milletler tarafından çeşitli etkinlikler ve ritüellerle yaşatılır.



Türk Dünyasında Nevruz Bayramı

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelerde Nevruz, halk oyunları, geleneksel yemekler, şenlikler ve ateş üzerinden atlama gibi ritüellerle kutlanır.



Nevruz Coşkusu İstanbul’da, Türk Dünyası Kardeşlik İçin Buluştu

İstanbul’da, Türk dünyasının binlerce yıllık geleneği, Ergenekon’dan çıkışın simgesi olan Nevruz bayramı, coşkuyla kutlandı.

21 Mart 2025’te İBB Kültür Mahallesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı, Türk dünyasının renklerini ve kültürünü bir araya getirdi. Protokolün ve halkın yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, binlerce yıllık gelenekler coşkuyla kutlandı.



21 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Mahallesi’nde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları, Türk dünyasının kardeşlik ve birlik ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Geniş bir protokolün ve halkın büyük ilgi gösterdiği etkinlik, saygı duruşu ve milli marşlarla başladı. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitler ve gaziler anıldı.



İBB Başkanlığın Nevruz dolayısıyla yayımladıkları mesajlarda, bu özel günün birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini belirtti.

Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker, Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç, Anara Baijanova, Yasemin Pınar, Ergül Önder ve Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova’nın öncülüğünde organize edilen "Türk Dünyası Kardeş Buluşması" adlı etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Açılış konuşmalarının ardından demir örs üzerinde çekiçle demir dövülerek Nevruz ateşi yakıldı.



Türk Dünyasının Renkleri Bir Arada

Etkinliğe Özbek Konsolosluğu’ndan Timurbek Hamidov ve Maksudbek Zulunov, Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, Kıbrıs Konsolosluğu’ndan eski Ekonomi Ateşesi Cahit Kayıarslan,  Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, Cemil Kılıç, Araştırmacı Yazar Doç. Dr. Tuğrul Kihtir gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda STK temsilcisileri, Siyasi Parti temsicileri ve elit halk katıldı.



Geleneksel Kıyafetler ve Sanatın Büyüsü

Anara Baijanova’nın organize ettiği Türk cumhuriyetlerine özgü geleneksel kıyafetlerin sergilendiği defile, büyük beğeni topladı. Her ülkeden sanatçılar, kendi şarkılarını, türkülerini ve ezgilerini seslendirerek izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Miniklerin gösterileri ise seyircileri hem gülümsetti hem de büyük alkış aldı. Halk dansları, müzik performansları ile dolu dolu kutlama oldu.



Lezzetlerle Dolu Bir Bayram

Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen ve Kafkas mutfağından örneklerin sunulduğu etkinlikte, Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova’nın hazırlattığı Özbek pilavı ve Anara Baijanova’nın Kazak mantısı, iftarın ana yemeği olarak öne çıktı. Katılımcılar, Türk dünyasının zengin mutfak kültürünü tadarak bayramın keyfini çıkardı.



İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesinde Nevruz Coşkusu, Ergenekon’dan Çıkışın Kutlanışı

Türk milletinin binlerce yıllık töresi olan Ergenekon’dan çıkışı ve yeniden dirilişi simgeleyen 21 Mart 2025 tarihinde İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleştirilen Nevruz Bayramı açılış konuşmaları;



Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç’in Konuşması

Çepni Dernekleri Federasyonu Başkanı Muhammet Arif Genç, konuşmasında Nevruz’un yalnızca bir bahar bayramı olmadığını, aynı zamanda Ergenekon’dan çıkışın, yeniden dirilişin ve hürriyetin simgesi olduğunu vurguladı. Genç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada Türk dünyasının ortak bayramı olan Nevruz'u kutlamak için bir araya gelmiş olmanın büyük onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Baharın gelişi, toprağın kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü olan Nevruz aynı zamanda bizler için Ergenekon'dan çıkışın, yeniden dirilişin ve hürriyetin simgesidir. Binlerce yıldır Türk milletinin birlik, beraberlik ve özgürlük ruhunu yaşatan bu kutlu gün, farklı coğrafyalarda yaşayan soydaşlarımızı ortak kültürümüz ve değerlerimiz etrafında birleştiren en önemli geleneklerimizden biridir.”



Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker’in Konuşması

Erdebil-Horasan Alevi Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Eker, konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak Nevruz’un yalnızca mevsimsel bir değişim değil, ruhların tazelenmesi ve millet olarak kenetlenme günü olduğunu belirtti. Eker’in konuşmasında şu ifadeler dikkat çekti:

“Yıllardır geleneklerimiz arasında Türk'ün bayramı olan bugünü hep birlikte kutluyoruz. Nevruzumuz kutlu olsun! Türk dünyasının ortak bayramı olan bu günü kutlamak için bir araya geldik, birleştik. Tanrı Türk'ün birliğini korusun ve yüceltsin. Eğer bir olursak güçlü oluruz. Eğer gaflete düşersek parçalanırız. Biz her daim bir olacağız.”



Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in Konuşması

Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, Türk dünyası arasındaki birlik bilincinin önemine dikkat çekerken, Nevruz’un Türk milletinin binlerce yıldır diriliş ve birlik simgesi olduğunu vurguladı. Zeybek, konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Türk ulusunun günüdür. Newruz, Nevruz deyip duruyoruz. Bence Farslar da bunu bizden öğrendiler. Yeni günü Nevruz diye çevirdi. Ama asıl olan bizim kültürümüzdür. Bugün burada bu bilinci daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Nevruz, eğlenmenin ötesinde Türklerin bilincine ulaşmalarını sağlayan bir gündür. Kazaklar on gün, Kırgızlar ve Orta Asya’daki diğer Türkler binlerce yıldır bu günü kutlarlar. Bugün dirilişin, yeniden doğuşun günüdür.”



Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

Halaçoğlu, konuşmasına “Bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” sözleriyle başladı: Ancak bu sözleri genişleterek, Türk dünyasının tamamının bir bütün olduğunu vurguladı. “Artık bizim vatanımız sadece Türkiye değil, bütün Türk dünyasıdır. Her biri bizim için bir bayraktır ve yere düşmeyecektir,” dedi.



Türk Dünyası Bir Araya Gelmeli

Halaçoğlu, birlik altında toplanmasının gerekliliğine değindi. Ortak bir tarihin yazılması gerektiğini belirterek, “Türk dünyasını bir araya getirip ortak tarihi birlikte yazmalıyız. Bu tarih, Türk dünyasının her yerinde okutulmalı ve tüm Türk milletini bir araya getirecek bir kaynak olmalıdır,” dedi.

Avrupa Birliği örneğini veren Halaçoğlu, “Avrupa Birliği siyasette, ekonomide, her alanda bir birlik oluşturmuş. Oysa onlar tarihte birbirleriyle savaşmışlar, din çatışmaları yaşamışlar ama yine de bir araya gelmeyi başarmışlar. Biz Türkler ise birbirimizden uzak duruyoruz. Birlik olmadığımız sürece büyük bir güç olamayız,” diyerek Türk dünyasının birleşmesi gerektiğini belirtti.



Türk Dünyası, Dünyanın En Güçlü Devletlerinden Biri Olabilir

Türk dünyasının sahip olduğu yeraltı zenginlikleri, petrol, doğalgaz, toryum ve bor gibi kaynaklarla dünyanın en güçlü topluluklarından biri olabileceğini ifade eden Halaçoğlu, genç nesillerin bu ortak tarihin birer parçası olduğunu anlamaları gerektiğini söyledi. “Bunu yapmadan sadece konuşmanın bir anlamı kalmaz,” diyerek konuşmasını sürdürdü.



Her Türk Devleti Bizimdir

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ancak aynı zamanda Türkmen, Azeri, Kırgız, Kazak, Özbek ve Kıbrıs Türklerinin de vatandaşı olduğunu ifade eden Halaçoğlu, “Her biri benim bayrağımdır. Türk dünyası için can verecek şuura erişmek zorundayız. Bunu yaptığımızda her şeyin üstesinden geliriz,” dedi.



Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur

Halaçoğlu, Türk’ün kurtu kendine simge olarak seçmesini, “Kurt ehlileştirilemez. Kimseye muhtaç olmadan Türk milleti kendi arasında birlik ve beraberlik içinde bu mücadeleyi vermek zorundadır,” sözleriyle açıkladı. Alfabenin tek hale gelmesi gibi tarihin de tek bir bütün olarak yazılmasının önemine vurgu yaptı.

Halaçoğlu, ekonomik işbirliği ve yatırımların da bu birleşmenin temel taşları olacağını belirterek, Türk dünyasının dünyanın en güçlü devlet topluluklarından biri olabileceğini ifade etti.

Nevruz’unuz Kutlu Olsun

Konuşmasını Nevruz Bayramı’nı kutlayarak sonlandıran Halaçoğlu, Türk dünyasının birliğinin önemine bir kez daha dikkat çekti.


Özbek Konsolos



Konuşmasında Nevruz'un farklı kültürler arasında bir köprü olduğunu vurguladı. Türk dünyasının kardeşlik ve birlik mesajlarının yükseldiği bu anlamlı etkinlik olduğunu, Nevruz’un binlerce yıllık geleneğini yaşatırken, Türklük kültürel zenginliği bir kez daha hatırlattı.



Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova konuşmasında;

 Renklerin, ezgilerin ve lezzetlerin buluştuğu bu özel gün, Türk dünyasının gücünü ve birliğini tüm dünyaya gösterdi. İBB Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde düzenlenen bu Nevruz Bayramı kutlaması, Türk milletinin birlik, beraberlik ve kültürel değerlerini yaşatma amacını taşıyan anlamlı bir etkinlik olarak tarihteki yerini aldı. Ergenekon’dan çıkış ruhunun halen diri olduğu ve geleceğe dair güçlü adımlarla yüründüğünü vurguladı.



Nevruz'un Tarihçesi

Nevruz, kökeni itibarıyla Pers kültürüne dayansa da, Türk dünyasında da önemli bir yere sahiptir. Özellikle Orta Asya Türk devletlerinde ve Anadolu'da binlerce yıldır kutlanan bu bayram, UNESCO tarafından da "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" listesine alınmıştır. Nevruz, Türk kültüründe Ergenekon Destanı ile de ilişkilendirilir ve demir dağların eritilerek Türklerin özgürlüğe kavuşmasını simgeler.

yilmazparlar@yahoo.com


22 Mart 2024 Cuma

Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da Yenilikçi Bir Adım Atıyor-Yılmaz Parlar


  

Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da Yenilikçi Bir Adım Atıyor

Dünya çapında tanınan ve saygı duyulan otel zinciri Dedeman, Özbekistan'da yeni bir döneme giriş yapıyor. Ülkenin turizm potansiyelini keşfeden ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeye kararlı olan Dedeman Hotel Zinciri, üç farklı markalı otel ile bölgedeki varlığını güçlendirme kararı aldı.



Bu kapsamlı genişleme hamlesi, Dedeman'ın misafirlerine sunduğu çeşitlilik ve kalite standartlarını bir adım öteye taşıyor. Özbekistan'ın turizm sektöründeki yükselen trendlerini göz önünde bulunduran Dedeman, bu adımıyla bölgedeki misafirlerine daha fazla seçenek sunarak, konaklama deneyimini zenginleştiriyor.



Özbekistan’da inşaat ve turizm yatırımları ile tanınan Zarafshan Golden Group ile Dedeman markası altında hizmet verecek olan Dedeman Tashkent, Zarafshan Managed By Dedeman ve Rest&More by Dedeman Navoi Uzbekistan için, 21 Mart 2024 tarihinde Dedeman İstanbul Otel’de imza Töreni gerçekleştirildi.



Dedeman'ın konukseverliğini ve kalitesini yansıtan, Misafirlerin, ihtiyaçlarına ve tercihlerine en uygun olanı seçerek unutulmaz bir konaklama deneyimi yaşama fırsatı bulacakları, Her biri kendine özgü tarzı ve konseptiyle dikkat çeken bu üç farklı markalı otel proje imza törenine , T.C. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Türkiye Turizmciler Yatırmcıları Derneği (TTYD) ve Martı Hotels Yönetim Kurul  Başkanı Oya Narin,  Dedeman Holding Sahiplerinden Banu Dedeman, Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi, Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev ve YKB vekili Shokhrukh Ganiev, Taşkent Wynddham ve Apeas İnşaat Mühendislik Yönetim kurul Başkanı Davut Azmi Erbaş başda olmak üzer Turizm temsilcileri ve Basın mensupları katıldılar.



Dedeman Hotel Zinciri'nin bu atılımı, Özbekistan'ın turizm sektöründeki potansiyelini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki ekonomik ve sosyal kalkınmaya da katkı sağlayacak. Özbekistan'ın kültürel zenginliklerini ve doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen gezginlere kapılarını açan Dedeman, bu adımıyla bölgenin turizm turizm potansiyeline ışık tutarak, uluslararası alanda dikkat çekmeye devam edecek.



Turizmde Başarı Dostluk İş Birliğiyle Mümkün

İmza törenin açılış konuşmalarında  Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, “Dostluk iş Birliği yaptık..”dedi

Turizmde iş birliğinde öncelikle dostluk bağları kurmak

Turizm sektöründe iş birliği, başarılı bir gelecek için vazgeçilmez bir unsurdur. Her işletme, destinasyon veya turizm paydaşı, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, turizmde iş birliğini geliştirmek için dostluk bağlarını kurmak büyük önem taşımaktadır.



Dostluk bağları, iş birliğine duyulan güveni artırır ve paydaşlar arasındaki iletişimi güçlendirir. Bu bağlar, işletmeler, yerel halk, turizm ofisleri ve diğer tüm paydaşlar arasındaki ilişkilerin güçlenmesi için sağlam bir temel oluşturur. Her türlü işbirliği, öncelikle birbirimize güvenmeye dayanır ve bu güveni kurmak için yapacağımız dostluk bağları hayati önem taşır.



Ergün Demiray,özetle “Son 2 yılda otel sayımızı %70 oranında artırarak büyüme ivmemizi sürdürdük. 2023 yılında ise %55 finansal verimlilik elde ederek başarılı bir performans gösterdik. Potansiyel projelerimize özel hazırladığımız anlaşmalarla markalarımızın olduğu her yeri cazibe destinasyonu haline getirmeyi hedefliyoruz. Dedeman misafirperverliği ve samimiyetini dünyanın dört bir yanına taşımak istiyoruz. Uluslararası standartlarda kaliteli hizmet sunarak sektörümüzde yatırımcılarımız, çalışanlarımız ve misafirlerimiz için en çok tercih edilen marka olmayı hedefliyoruz.” dedi.



Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev, Türkiye ile yapılan iş birliklerinin Özbekistan'ın yüzünü değiştireceğini belirtti. Fayziyev, Türkiye ve Özbekistan'ın kardeş ülkeler olduğunu ve iş birliklerinin yıllar içinde arttığını vurguladı. Turizm sektörü için büyük bir fırsat yakalandığını söyleyen Fayziyev, Dedeman yönetimine teşekkürlerini iletti. Şu anda 3 otel ile başladıklarını ancak gelecekte daha büyük hedeflere sahip olduklarını ifade etti. Bu iş birlikleri sayesinde Özbekistan'ın da değişeceğini vurguladı.



Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi Özet Olarak “Dedeman, 58 yıllık güçlü bir kurum kültürüne sahip olan en büyük yerli otel markasıdır. Şu anda ulusal ve uluslararası alanda büyüme stratejisiyle önemli bir dönüşüm sürecindedir. Bu süreç, markanın ruhunu olgunlaştırarak yenilikçi bir yaklaşımla değişen tüketici beklentilerine uyum sağlamaktadır. Her yatırımda yenilik ve değişime odaklanan Dedeman, konaklama seçeneklerini sürekli olarak geliştirerek müşterilere daha iyi hizmet sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca, Özbekistan'da yeniden varlık gösterme kararı alması marka için büyük önem taşımaktadır ve bölge turizmine katkı sağlama konusunda gurur duymaktadır. Dedeman, köklü geçmişi ve yenilikçi yaklaşımıyla turizm sektöründe güçlü bir konumda bulunmakta ve gelecekte de büyüme ve gelişme odaklı adımlarını sürdürmeyi planlamaktadır.” Açıklamalarda Bulundu.



Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Özbekistan ile yapılan anlaşmaların Nevruz bayramının sembolik anlamlarını taşıdığını belirtti. Bu anlaşmaların bereket, kardeşlik ve barış mesajını içerdiğini vurguladı. Ayrıca, Özbekistan'ın turizm sektöründeki değişiminin gözlemlenmesinin büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi. Dedeman markasının Özbekistan hamlesiyle birlikte değişimin daha da hızlanacağına inandıklarını söyledi. Türkiye'nin en büyük yerli turizm tesislerinden olan Dedeman'ın aynı zamanda bir okul olduğunu ve sektörde yetişmiş birçok turizm profesyoneline katkı sağladığını ifade etti. Yeni dönemde Dedeman Akademi'nin hayata geçirilerek eğitim ekosistemine dönüştürüleceğini belirtti ve bu projelerle sektördeki nitelikli personel sayısını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.



Dedeman, 2024 yılında Kazakistan Almatı ve Azerbaycan Bakü'deki yatırımlarla yurtdışı portföyüne yeni oteller ekleyerek otel sayısını 7'ye çıkaracak. Ayrıca, Özbekistan'daki yeni yatırımlarla birlikte Temmuz 2024'e kadar toplamda 61 otele ulaşmayı hedefliyor. Dedeman, üç farklı markasıyla Özbekistan'ın değişen yüzünün simgesi olacak olan Dedeman Taşkent ve Zarafshan otelleriyle hizmet vermeye başlayacak. Dedeman Taşkent, Taşkent Uluslararası Havaalanı'na ve önemli turistik mekanlara yakın konumda bulunacak. Zarafshan Managed by Dedeman ise Navoi'de hizmete açılacak ve 58 odası, 150 kişilik restoranı ve spa merkezi ile hizmet verecektir. Rest & More by Dedeman Navoi Uzbekistan oteli de Zarafshan Nehri'nin kıyısında yer alacak ve 60 oda ile misafirlere benzersiz bir konaklama deneyimi sunacak.



Özbekistan'da turizmine kısaca bakacak olursak;

Gelişme ve yabancı ziyaretçileri çekme açısından muazzam bir potansiyele sahiptir. Zengin kültürel mirası, güzel mimari anıtları, pitoresk manzaraları ve yerel halkın misafirperverliği sayesinde Özbekistan giderek daha popüler bir turizm merkezi haline geliyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan muhteşem Semerkant Buhara, Registan, Shahi-Zinda, Guri-Amir gibi çarpıcı mimari şaheserleri ve çok daha fazlasını görülebilir, çok sayıda tarihi cami, medrese, kervansaray ve çarşılarıla, turistlerin kendilerini Orta Çağ ruhuna kaptırmalarına olanak tanıyan eşsiz atmosferiyle ünlüdür.

Özbekistan doğal güzellikleriyle de ünlü. Tien Shan Dağları, Kızılkum Çölü ve Aidarkol Gölü, açık hava etkinliklerini ve doğayı seven turistlerin ilgisini çeken çeşitli bir manzara oluşturur. Turistler çölde develere binebilir, dağlara tırmanabilir ve çevredeki doğanın inanılmaz manzarasının keyfini çıkarabilir.

Ayrıca Özbek mutfağı da ülkeyi ziyaret etmek için bir başka neden. Özbek mutfağı, baharat zenginliği ve kendine özgü tarifleri sayesinde pilavı, samsa, kebap ve daha birçok yemeğiyle ünlüdür. Turistler otantik ulusal Özbek yemeklerini deneme ve kendilerini bu muhteşem ülkenin kültürüne ve gastronomisine kaptırma fırsatı buluyor.

Kuşkusuz Özbekistan turizmin gelişmesi açısından çok büyük bir potansiyele sahiptir. Zengin tarih, eşsiz mimari, doğal cazibe merkezleri ve ulusal mutfağın birleşimi, bu ülkeyi çekici ve arzu edilen bir seyahat noktası haline getirmektedir. Özbekistan'ı ziyaret eden herkes onun güzelliğine ve halkının sıcaklığına hayran kalıyor.

Dedeman Hotel Zinciri'nin Özbekistan'daki bu heyecan verici genişleme hamlesi, şirketin küresel ölçekteki lider konumunu bir kez daha kanıtlar nitelikte. Misafirperverliği, kaliteyi ve yeniliği ön planda tutan Dedeman, turizm sektöründe fark yaratan bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

yilmazparlar@yahoo.com