4 Ocak 2026 Pazar

English Talk Club-İngilizce Konuşma Kulübü-Yılmaz Parlar


  

English Talk Club ile Pratik İngilizceye Yeni Bir Soluk

İngilizce Konuşmak Artık Bir Tercih Değil, Küresel Dünyada Bir Zorunluluk

urizmden ticarete, hizmet sektöründen uluslararası ilişkilere kadar her alanda İngilizce konuşabilen bireyler fark yaratıyor.

İşte tam bu noktada, vizyoner bakışı ve sektörel tecrübesiyle öne çıkan Muammer Kaya, Türkiye turizminin en kritik ihtiyaçlarından birine doğrudan çözüm sunan devrim niteliğinde bir modele öncülük ediyor.

Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli

Türkiye turizmine uzun yıllardır değer katan, özellikle sağlık turizmi alanındaki başarılarıyla tanınan MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da tamamladığı yüksek öğrenimin ardından edindiği küresel bakış açısını şimdi Türkiye’nin hizmetine sunuyor.

İstanbul’un en prestijli turizm yatırımlarından Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından biri olan Muammer Kaya, “English Talk Club” projesi için  Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile güçlerini birleştirerek, sektörde yıllardır çözülemeyen “pratik İngilizce” sorununa kalıcı bir yanıt verdi.

Bu güçlü iş birliğinin ürünü olan English Talk Club, klasik dil eğitim anlayışını tamamen geride bırakarak, “Ders yok, gramer yok, sadece konuşma var” mottosuyla dikkat çekiyor. Muammer Kaya’nın özellikle altını çizdiği nokta ise net: İngilizce kitapta değil, hayatın içinde öğrenilir.

Muammer Kaya’dan Sahaya İnen Vizyon

Muammer Kaya’yı benzer projelerden ayıran en önemli özellik, teorik çözümler yerine sahada karşılığı olan modeller üretmesi.

Turizm çalışanlarının zaman, motivasyon ve stres sorunlarını yakından bilen Kaya, English Talk Club’ü tam da bu gerçekler üzerine inşa etti. Garsondan şoföre, otel personelinden satış temsilcisine kadar temel seviyede İngilizce bilen herkesin, özgüven kazanarak akıcı konuşabilmesini hedefleyen bu sistem, kısa sürede sektörün ilgisini çekti.

Online platformların ve yapay zekâ uygulamalarının ötesine geçen English Talk Club, yüz yüze, canlı ve sosyal etkileşimi merkeze alıyor. Çünkü Muammer Kaya’ya göre; beden dili, kültürel temas ve gerçek diyalog, İngilizce öğrenmenin vazgeçilmez parçaları.

Tarih, Kültür Ve İngilizce Aynı Masada

Eğitimlerin Sultanahmet’te, tarihi dokunun tam kalbinde yer alan Art Cafe’de yapılması ise projenin ruhunu tamamlıyor.

Rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde gerçekleşen seanslar, katılımcılara ders değil gerçek bir sosyal deneyim sunuyor. Türkçe konuşmanın yasak olduğu bu ortamda, katılımcılar yalnızca İngilizce düşünmeye ve konuşmaya teşvik ediliyor.

Sadece Bir Kulüp Değil, Stratejik Bir Hamle

English Talk Club, yalnızca bireysel gelişimi değil, ülke ekonomisini ilgilendiren stratejik bir ihtiyacı da karşılıyor.

Turizm gelirlerinin artması, misafir memnuniyeti, ülke imajı ve satış performansı doğrudan İngilizce konuşabilen insan kaynağıyla bağlantılı. Muammer Kaya’nın liderliğinde hayata geçirilen bu model, İngilizceyi bir ders olmaktan çıkarıp ekonomik bir yetkinliğe dönüştürüyor.

Ayrıca kulübün İngiltere’deki dil okullarıyla yaptığı anlaşmalar sayesinde, katılımcılara uluslararası eğitim ve kariyer kapıları da aralanıyor.



Vizyon, Cesaret Ve Doğru Zamanlama

Muammer Kaya, English Talk Club ile yalnızca bir eğitim projesi değil; turizm sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım ortaya koyuyor.

İngilizcenin küresel dünyadaki belirleyici rolünü doğru okuyan Kaya, bu vizyonunu sahaya indiren nadir isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu proje, hem Türkiye turizmi hem de dil eğitimi alanı için örnek alınması gereken, çağdaş ve son derece etkili bir model olarak dikkat çekiyor.

Katılım Bilgileri;

Cumartesi ve Pazar Günleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00 Seanslarında

Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)

Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL

Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL

https://englishtalkclub.com/

yilmazparlar@yahoo.com

20 Aralık 2025 Cumartesi

İstanbul, Düğün ve Etkinlik Endüstrisinin Kalbi Oldu-Yılmaz Parlar


 

'Doğanın Işıltıları' 162 Milyar Euroluk Dev Pazarın Kapılarını Türkiye'ye Araladı

KM Group Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Liderliğinde Düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, Türkiye'yi Sektörün Küresel Merkezi İlan Etti. 36 Ülkeden Profesyonel İstanbul'da Buluştu.

Dünya etkinlik ve düğün turizminin 162 milyar Euro'yu aşan dev potansiyelinden pay almak isteyen Türkiye, İstanbul'da gerçekleşen görkemli bir organizasyonla sektörün yeni gözdesi oldu.

Avrupa'nın tek başına 21.4 milyar Euro'luk pazar büyüklüğüne ulaştığı 'düğün-etkinlik' endüstrisinde söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, KM Events tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Sofralar Sergisi - Yaratıcılık Konferansı" ile muazzam bir uluslararası çekim gücü yakaladı.

Başarılı Organizasyonun Lideri, Meltem Bayazıt Tepeler
Etkinliğin bu yılki "Doğanın Işıltıları" temalı dördüncü edisyonunun başarısı, organizatör kuruluş KM Group'un Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan Meltem Bayazıt Tepeler'in vizyoner liderliğine ve azmine bağlandı.

Açılışta yaptığı etkileyici konuşmada Tepeler, etkinliğin başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü ve 36 ülkeden yüzlerce profesyoneli ağırlamaktan gurur duyduklarını vurguladı.

Tepeler, "Bu büyülü etkinlik, Türkiye'yi birçok medeniyetin beşiği olarak göstererek, yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte önde gelen bir destinasyon olarak konumlandırmayı amaçlıyor" dedi.

Sektör Devleri İstanbul'da Buluştu
Michael Jordan, Jennifer Lopez, Madonna gibi dünya yıldızlarına etkinlik düzenleyen sektörün uluslararası üne sahip isimleri İstanbul'da bir araya geldi.

Sharon Sacks, Fabrice Orlando, Antonio Paraiso, Elizabeth Solaru gibi dünyaca ünlü tasarımcı, danışman ve stratejistlerin yanı sıra, Jamie Aston, Erica Jones, Simone Tostes gibi 9 dünya çapında etkinlik tasarımcısının eserleri sergilendi.

İstanbul Vali Yardımcısı, İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in de aralarında bulunduğu seçkin bir protokolün katılımıyla gerçekleşen etkinlik, aynı zamanda uluslararası dernek liderlerini de ağırladı.

Türkiye, Küresel Bir Hub Olma Yolunda
Etkinlik, Türkiye'nin MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans, Sergi) ve lüks düğün turizminde bir "yaratıcılık ve tasarım merkezi" olma iddiasını somutlaştırdı. Program kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerde Türkiye'nin önde gelen otelleri ile global markalar, uluslararası etkinlik planlamacıları ve seyahat uzmanları ile bir araya gelme fırsatı buldu. "Lüks, Her Zamankinden Daha Yeşil", "Yeni Lüksün Tanımı" ve "Türkiye'de Gastronomide Yaratıcılık" gibi başlıklarla düzenlenen panellerde sektörün geleceği masaya yatırıldı.

Londra Yolculuğu Başlıyor
Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi'nin bir sonraki durağını da açıkladı. Sergi, 11-12 Nisan 2026'da Londra'da düzenlenerek Türk yaratıcılığını ve tasarım gücünü dünyanın bir başka önemli merkezine taşıyacak.

Ödüller Sahiplerini Buldu
Açılış gecesinde düzenlenen törende, 2025 sergisine katkıda bulunan Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Diana Sandoval ve Elizabeth Solaru gibi isimlere "2025 Tasarımı" ödülleri takdim edildi.

Üç gün boyunca masterclasslar, tematik geceler ve networking fırsatlarıyla devam eden etkinlik, Türkiye'nin düğün ve etkinlik turizminde küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığının en renkli ve etkileyici göstergesi oldu.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Kasım 2025 Pazar

16. Boğaziçi Zirvesi Paneller-Yılmaz Parlar


  

Avrupa’nın Türkiye’ye, Afrika’nın da Türkiye’nin vizyonuna ihtiyacı var

“Dünyayı Sarsacak Güç, Türkiye” – 16. Boğaziçi Zirvesi’nde Yeni Küresel Denge Masaya Yatırıldı

Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye’nin hem Avrupa hem Afrika ekseninde artan stratejik rolünü gözler önüne serdi.

Zirvede düzenlenen “Yeni Dünyada Türkiye’nin Yeri ve Avrupa Birliği” başlıklı panelde konuşan DEİK Türk-Alman İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa’nın yaşadığı ekonomik, güvenlik ve enerji krizlerine dikkat çekerek, “Avrupa’nın kendini yeniden hatırlaması için onu sarsacak güce ihtiyacı var. O güç Türkiye’dir. Türkiyesiz bir Avrupa olamaz.” dedi.

Yalçındağ, “AB artık Türkiye’yi bizden daha çok istiyor ama bunu nasıl söyleyeceğini bilmiyor”

Yalçındağ, Avrupa Birliği’nin bugün geçmişe göre çok daha kırılgan bir dönemde olduğunu belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“Avrupa, 18,5 trilyon dolarlık bir ekonomi ama bu gücün karşılığını veremiyor. Güvenlikte ABD’ye, enerjide Rusya’ya bağımlı hale geldi. Türkiye olmadan Avrupa işleyemez. 30-40 yıllık tabularını yıkmadıkça, geleceğini kuramaz.”

Yalçındağ’a göre artık tablo tersine döndü:

“20 yıl önce Avrupa Birliği üyeliğini biz isterdik, şimdi Avrupa Türkiye’yi istiyor ama bunu nasıl ifade edeceğini bilmiyor. Bizim için AB bir hedef değil, bir araç olmalı. Avrupa’nın geleceği Türkiye’siz kurulamaz.”Afrika–Avrasya hattı, Geleceğin büyüme ekseni

Bağış: “Avrupa’nın en büyük umudu savunmada da barışta da Türkiye”

Panelin yorum bölümünde söz alan T.C. AB eski Bakanı ve Başmüzakereci Dr. Egemen Bağış, Avrupa’nın Türkiye’ye olan stratejik bağımlılığını şu sözlerle özetledi:

“Enerjide, güvenlikte, tedarik zincirinde Avrupa’nın Türkiye’siz yaşaması mümkün değil. Avrupa, Türkiye’yi hem koruyucu, hem tedarikçi, hem de barış inşacısı olarak görmek istiyor. Ama masada yer vermemek istiyor. Bu çelişki sürdürülemez.”

Bağış, Avrupa’nın kendi içindeki karar alma mekanizmalarının hantallığına dikkat çekerek, “Bugün Avrupa’da gelecek nesli değil, gelecek seçimi düşünen liderler var. Bu yüzden de vizyon üretemiyorlar. Türkiye, Avrupa’nın unuttuğu stratejik refleksleri hatırlatıyor.” dedi.

“Avrupa Birliği bir barış projesidir. Bugün dünyada en güçlü barış kurucu ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla AB’nin içinde yer alması sadece Türkiye için değil, Avrupa için de hayati bir gerekliliktir.”

Zirvenin dikkat çeken bir diğer oturumu olan “Afrika ile Avrasya: Ortak Geleceğin Stratejik Köprüsü” panelinde, Afrika’nın genç nüfusu ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kıtadaki stratejik ortaklığı ele alındı.
Güney Afrika eski Bakanı Ebrahim Patel, “Afrika’nın 1,5 milyar genç nüfusu, dünyanın geleceğini şekillendirecek. Bu potansiyelin güvenilir ortağı Türkiye olabilir.” dedi. Konuşmacılar, Türkiye ve Afrika’nın birlikte büyümesinin küresel ekonomide yeni bir denge yaratacağı görüşünde birleşti.

Fatma Şahin, “Planlı şehir hayatta kalır”

Zirvenin keynote konuşmacısı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yerel yönetim tecrübesiyle “dayanıklı, yeşil ve planlı şehirler” vizyonunu paylaştı.

Gaziantep’in Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından “Yeşil Şehir” ilan edildiğini hatırlatan Şahin, “Artık şehirler geleceğin devletleri gibi yönetilmeli. Savaşlar su ve enerji üzerinden başlayacak. Biz bu alanlarda erken önlem alan bir şehiriz.” dedi.

Deprem sonrası dayanıklılık çalışmalarına da değinen Şahin, “Altı Şubat gecesi en hazırlıklı şehir bizdik. Planlama disiplini sayesinde Nurdağı ve İslahiye en hızlı ayağa kalkan ilçeler oldu.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ ve doğal zekâ dengesi, Dr. Ender Saraç’tan dikkat çeken uyarı

Geleceğin Sağlık Sistemi: Veri, Algoritmalar ve İnsan” panelinde konuşan Dr. Ender Saraç, yapay zekânın doktorların sezgisel gücünü zayıflattığını belirterek, “Yapay zekâyı reddetmek aptallık olur ama onu doğal zekâmızla birleştirmeliyiz. Gerçek şifa, duyguyla başlar.” dedi.

Saraç, “doğal zekâ” kavramıyla insanın biyolojik ve duygusal sezgilerini teknolojiyle harmanlayan yeni bir sağlık vizyonu sundu.

 “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” Panelinde Vizyoner Bir Moderasyon

Zirvenin en çok ilgi gören oturumlarından biri olan “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” panelinin moderatörlüğünü UİP Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Özsönmez üstlendi.
Özsönmez, stratejik derinlik taşıyan soruları ve dengeleyici üslubuyla paneli yalnızca bir tartışma değil, geleceğin iş kültürüne dair kolektif bir vizyon oturumu haline getirdi.

Panelde, İş Bankası Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can BakırBCG Platinion Yönetici Ortağı Mehmet GökmenBahadır Kaleağası ve Prof. Dr. Metin Türkay, yapay zekânın iş dünyasında karar alma, etik ve verimlilik süreçlerine etkisini tartıştı.

Özsönmez’in moderasyonu, oturumu zirvenin en üretken ve ilham verici tartışma platformlarından biri yaptı.

Yeni dünya düzeni, Avrupa’nın denge gücü, Afrika’nın stratejik köprüsü

Zirve genelinde öne çıkan ortak görüş şu şekilde özetlendi:

“Türkiye’siz bir Avrupa eksik, Afrikasız bir Türkiye ise eksik kalır. Geleceğin dünyasında bu iki kıta arasındaki stratejik köprü, Boğaziçi’nden geçecek.”

yilmazparlar@yahoo.com

27 Ekim 2025 Pazartesi

16. Boğaziçi Zirvesi-2025-Küresel Zorluklar-Yeni Gerçeklere Uyum-Yılmaz Parlar


 

Küresel Zorluklar; Yeni Gerçeklere Uyum

16. Boğaziçi Zirvesi Yola Çıkıyor

Özgencil: "Yapay Zeka Artık Dışişleri Bakanlığı Programlarında, Biz de Zirvemize Bu Alandan Konuşmacı Getiriyoruz"
"Siyaset Yapmıyoruz, Ekonomi ve Barış için Network Kuruyoruz"

16. Boğazici Zirvesi, 6-7 Kasım 2025 tarihlerinde "Küresel Zorluklar; Yeni Gerçeklere Uyum" konseptiyle düzenlenecek. Zirvenin lansmanı, 27 Ekim 2025 Pazartesi günü Intercontinental Hotel'de UIP Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Özgencil'in ev sahipliğinde bir basın toplantısıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda,  UIP Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Özgencil, zirve hakkındaki bilgileri paylaştı. Soru cevap kısmında Küresel ekonomik dalgalanmalar, yapay zekanın etkisi ve Türkiye'nin bölgesel barışa yönelik potansiyel rolü üzerinde yoğunluk kazanan konu masaya yatırıldı.

Markalaşma ve Network Vurgusu

Toplantının açılışında konuşan UIP Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Özgencil, Türkiye'nin markalaşma yolculuğunda, özellikle komşu ülkelerde önemli adımlar attıklarını ve emeklerinin karşılığını görmeye başladıklarını ifade etti. Zirvenin, katılımcıların network ağlarını büyütmek için önemli bir fırsat olduğunun altını çizen Özgencil, "İnsanlar daha çok görüşmelerine devam ediyorlar. Bu tür toplantılara değer verilmeli" dedi.

Yapay Zeka ve İnsanlık Ödülleri Öne Çıkıyor

Özgencil, bu yılki zirvede yapay zekaya özel bir ağırlık vereceklerini belirterek, "Artık hiçbir ülkenin Dışişleri Bakanlığı programı yapay zekasız olmuyor. Askeri alandan sağlığa tüm sektörler bu konuda hazırlık yapıyor. Biz de bu kapsamda Avustralya ve Amerika'dan alanında iddialı konuşmacılar getiriyoruz" açıklamasını yaptı.

Bir diğer dikkat çeken başlık ise, mültecilere yönelik yardım ve destek veren kurum ve bireylere verilen "İnsanlık Ödülleri" oldu. Özgencil, bu ödüllerin 6 yıldır verildiğini ve bu sene de Türkiye'den bakanlık düzeyinde katılımlar beklediklerini sözlerine ekledi.

Basın Toplantısından Öne Çıkanlar & Soru-Cevap

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgencil, zirvenin siyasi bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, "Hiçbir zaman siyasete girmedik. Dünya ekonomisi ve barışı ile ilgili paneller yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Barış Rolü: "Dünya barışıyla ilgili Türkiye neler yapabilir?" sorusu üzerine, bu konunun zirvede konuşulacağını ve değişen küresel gerçekler ışığında uyum stratejilerinin araştırılacağını belirtti.

Somut İş Birlikleri: Zirvenin "görünmez" network tarafının yanı sıra somut iş anlaşmalarına da ev sahipliği yaptığını, Katar ve diğer ülkelerden firmalarla Türk şirketleri arasında görüşmeler yürütüldüğünü aktardı.

Yatırım İlgi Odağı: Yurt dışından gelen katılımcıların özellikle otel, inşaat ve sağlık sektörlerine yatırım ilgisi olduğunu dile getirdi.

Türk Turizmi ve Rekabet: Yunanistan adalarındaki turizm çeşitliliğine atıfta bulunarak, Türkiye'nin bu konudaki potansiyelini daha iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Sonuç Bildirgelerine Resmi Yanıt: Bir gazetecinin, zirve sonrası hazırlanan sonuç bildirgelerinin ilgili bakanlıklara gönderilip gönderilmediği ve bir dönüş alınıp alınmadığı sorusuna Özgencil, "Resmi cevaplar gelmiyor" yanıtını verdi. Ancak bakan yardımcıları düzeyinde katılımların ve farkındalığın arttığını sözlerine ekledi.

Katılım ve Kapsam

Özgencil, bu yılki zirveye 38 ülkeden büyükelçi ve 63 ülkeden toplam katılımcının iştirak edeceğini açıkladı. Zirvenin, dünyaya farklı alanlardan önemli mesajlar vereceğini vurguladı.

Bakanlardan Zirveye Katılım

Zirveye Türkiye’den üst düzey katılım da dikkat çekiyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Boğaziçi Zirvesi’nin ilk gününde yer alarak küresel ekonomik dengeler, ticaretin dijital dönüşümü ve sürdürülebilir finans stratejileri üzerine önemli mesajlar verecek.

İlk Yarım Gün Programı

Cengiz Özgencil, Kurucu, UİP, Türkiye
Zirvenin açılışında Cengiz Özgencil, küresel dönüşümün merkezinde “insan, teknoloji ve dayanışma” üçgeninin önemini vurgulayacak.

Açılış Konuşmaları – Dünyadan Birlik Mesajı

Dr. Talal Abu-Ghazaleh, Onursal Başkan, UİP, Ürdün

Rona Yırcalı, Onur Kurulu Başkanı, UİP, Türkiye

President Dr. Ingo Friedrich, Avrupa Ekonomik Senatosu Başkanı, Almanya

Muktesh Kumar Pardeshi, Hindistan’ın Türkiye Büyükelçisi

Şeyh Khalifa bin Jassim bin Mohammed Al Thani, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Katar

Tekreth Kamrang, Ticaret Bakan Yardımcısı, Kamboçya Krallığı

Faisal Al-Fayez, Senato Başkanı, Ürdün

Eduardo Duhalde, Eski Cumhurbaşkanı, Arjantin

Ömer Bolat, Ticaret Bakanı, Türkiye*

Açılışta konuşacak liderler, yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ticaret ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında uluslararası dayanışma çağrısında bulunacak.

Dünya İnsanlık Ödülü Takdim Töreni

H.R.H Turki bin Talal bin Abdulaziz, Suudi Arabistan Prensi

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanı,

İnsanlığa hizmet eden liderlere verilen “Dünya İnsanlık Ödülü”, küresel barış, dayanışma ve insani kalkınmaya katkı sağlayan isimleri onurlandıracak.

Panel; Yeni Dünyada Türkiye’nin Yeri ve Avrupa Birliği

Moderatör: Sedat Ergin, Gazeteci ve Yazar, Türkiye
Panelist: Mehmet Ali Yalçındağ, İş İnsanı, Türkiye
Yorumcu: Dr. Egemen Bağış, T.C. Avrupa Birliği Eski Bakanı & Başmüzakereci

Panelde Türkiye’nin AB ilişkilerinde yeni dönem vizyonuticaretin dijitalleşmesi ve Avrupa’nın stratejik dönüşümüne katkıları ele alınacak.

Panel: Afrika ile Avrasya – Ortak Geleceğin Stratejik Köprüsü

Afrika’nın yükselen potansiyeli ile Türkiye’nin Avrasya’daki stratejik rolünü bir araya getiren bu oturum, ticaret, inovasyon, gıda güvenliği ve kültürel diplomasi başlıklarında kıtalararası iş birliğini tartışacak.

Keynote Konuşmacı:

Prof. Dr. Usman Bugajee, Nijerya Başkan Yardımcısı Başdanışmanı

Moderatör:

Ebrahim Patel, E. Ticaret, Sanayi ve Rekabet Bakanı, Güney Afrika

Panelistler:

Dr. Ramatsamela Masango, Genel Müdür, Ario, Güney Afrika

Mandla Dube, Kurucu ve Yönetici, Pambili Media, Güney Afrika

Atupele Austin Muluzi, Cumhurbaşkanı Adayı, Malavi

Haroon Kalla, AMKA Products SA Direktörü & Üreticiler Birliği Başkan Yardımcısı, Güney Afrika

Panel, Afrika–Avrasya hattında ortak üretim, dijital iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini masaya yatıracak.

Yapay Zekâ, Diplomasi ve Gelecek Odaklı İş Birliği

Zirvenin ilk yarım günü, geleceğin dünyasını şekillendirecek yapay zekâ merkezli oturumların habercisi olacak.
Katılımcılar, teknolojik dönüşüm sürecinde “insan odaklı inovasyon” ve “yeni gerçeklere uyum” konularında yol haritası çizecek.

Boğaziçi Zirvesi 2025: “Birlikte Düşün, Birlikte Dönüş”

Gerçekleşecek zirve, İstanbul’u bir kez daha küresel aklın buluşma noktası haline getirecek.
İki gün boyunca eş zamanlı paneller, özel oturumlar ve uluslararası iş birliği görüşmeleriyle geleceğin dünyasına yön verilecek.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ekim 2025 Perşembe

İhracatın Kahramanları Ödülleri Sahiplerini Buldu-Yılmaz Parlar


  Türk Malının Gururu Florya'da Taçlandı

Güvenli Ürün ve İhracat Zirvesi'nden Önemli Mesajlar: "Güvensiz Ürüne Tolerans Yok"

Bakan Yardımcısı Ağar'dan Net Mesaj, "Türk Malı İmajını Zedeyelene 2.4 Milyon TL Ceza"

Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracat, sadece rakamlarla değil, arkasındaki emek, kalite ve güven hikayeleriyle değer kazanıyor. Düzenlenen bu zirve, "kahraman" vurgusuyla tam da bu noktaya parmak basıyor.

İklim riski, küresel rekabet ve maliyet dengeleri gibi zorluklara rağmen üretmeye ve dünyaya açılmaya çalışan firmalarımızın desteklenmesi, ülke olarak kalkınmamızın olmazsa olmazı.

Bu bağlamda, "güvenilir ürün" vurgusunun öne çıkması ve bu konuda caydırıcı tedbirlerden bahsedilmesi, ihracatımızın sürdürülebilirliği açısından son derece kritik. Bu zirve, rakamların ötesine geçerek, ihracatımızın gerçek mimarlarını görünür kılmak adına atılmış önemli bir adım.

İhracatın Kahramanları Florya'da Taçlandı

Güvenilir Ürün Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, "İhracatın Kahramanları" temasıyla 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel'de gerçekleştirildi.

12 farklı ülkeden kamu ve özel sektör temsilcileri ile çok sayıda KOBİ'yi bir araya getiren zirve, hem yeni ticaret fırsatları sundu hem de Türkiye'nin ihracat gücünü pekiştirecek görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Zirvenin açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, ürün güvenliği ve kalite standartlarının önemine vurgu yaparak, "Türk malı imajına zarar veren firmalara toplam 2,4 milyon TL idari ceza uyguladık" açıklamasını yaptı. Ağar, güvensiz ürün ihracatı yapanlara yönelik caydırıcı önlemlerin süreceğinin altını çizdi.

İhracat Rakamlarında Dev Artış

Bakan Yardımcısı Ağar, Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin çarpıcı verileri de paylaştı. 2002'de 36,1 milyar dolar olan toplam ihracatın yaklaşık 270 milyar dolara, tarım ve gıda ürünleri ihracatının ise 3,7 milyar dolardan 32,6 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Ağar, Kanada'ya su ürünleri ve Filipinler'e kanatlı et ihracatındaki kısıtlamaların kaldırıldığını müjdeleyerek, yakın zamanda Çin'e yapılacak resmi heyetle yeni pazar açılımlarının hedeflendiğini ifade etti.

Gıda, Jeopolitik Bir Unsur Haline Geldi

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz ise tarım ve gıdanın 21. yüzyılda ekonomik bir konunun ötesine geçerek jeopolitik dengeleri belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini söyledi. Kopuz, "Küresel rekabette asıl değer, işlenmiş ve katma değerli ürünlerimizi uluslararası pazarlara taşımaktan geçiyor" diyerekk katma değerli üretimin altını çizdi.

Üretim Gücümüzü Ortaya Koyduk

İMES Başkanı Kemal Akar, zirvenin ülkenin üretim gücünü ortaya koyduğunu ve sanayicileri onurlandırdığını vurguladı. Akar, "Bugün burada sadece bir zirvenin açılışını yapmakla kalmıyor, aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, alın terini ve emeğini temsil eden kahramanlarımızı da onurlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.

İhracatın Kahramanları" Ödülleri Sahiplerini Buldu

Zirve kapsamında, Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıyan isimlere "İhracatın Kahramanları" ödülleri verildi. Gün boyu süren paneller, workshoplar ve B2B görüşmelerin ardından sahiplerini bulan ödüller, geceye damgasını vurdu.

Ödül Alan İsimler Şöyle;

Günhan Ulusoy (Ulusoy Un), Fatih Eke (Nigella), Senur Akın Biçer (Arnica), Celal Kadooğlu (Kadooğlu Holding), Hulusi Oğuz (Oğuz Holding), Çetin Tecdelioğlu (Civtec Civata), Orhan Aydın (Askon), Turgay Terzi (Art Desıgn), Mustafa Kürlek (Köklü Zeytincilik), Süleyman Orakçıoğlu (Orka Holding), Dr. Özgür Akın (Akınsoft), Abdullah Arslan (Sanayici), Kemal Bektaş (Sanayici), Aydın Dinçol (Sanayici), Şükrü Kayıkçı (Sanayici), Ahmet Ünlü (Sanayici), Cevdet Sarı (Sanayici)  

Zirve, "kahraman" vurgusunun ötesinde, Türk ihracatının geleceği adına somut adımların da konuşulduğu bir platform oldu.  

"Güvenilir ürün" kavramının sadece bir slogan değil, pazara girişin en önemli şartı haline geldiği günümüzde, Bakan Yardımcısı Ağar'ın açıkladığı denetimler ve cezalar, bu alandaki kararlılığın göstergesi.  

Öte yandan, İSTİB Başkanı Kopuz'un da işaret ettiği gibi, hammadde olarak sattığımız ürünleri katma değerli hale getirip markalaşmak, küresel rekabetteki asıl sınavımız. "İhracatın Kahramanları Projesi" gibi girişimlerin, bu zorlu ama bir o kadar da değerli yolculukta üreticilerimiz için bir kılavuz, bir motivasyon kaynağı olmasını diliyoruz.  

Unutulmamalıdır ki; bugün ödül alan her bir isim, aslında Türkiye ekonomisinin görünmeyen direkleridir.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ağustos 2025 Perşembe

Ümit Özdağ, Atatürk’ün Yolundaki Tek Kale Lider-Yılmaz Parlar


 

Ümit Özdağ’ın Bu Konuşmasını Tekrar Hatırlamak Zorundayız

Türkiye’de cesur olmak, yalnız kalmayı göze almak demektir. Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu cesareti gösteren ve Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini siyasi arenada korkusuzca savunan ender liderlerden biridir.

3 Ocak 2023 tarihinde yaptığı bu tarihi konuşma, sadece bir siyasi beyan değil, Türk milletine yapılan bir çağrıdır. Hatırlamak, hatırlatmak ve yeniden düşünmek zorundayız. Çünkü bu konuşma, bir milletin yeniden uyanışının manifestosudur.

Tarihi Konuşmanın Önemi

3 Ocak 2023 – Türk Milletine Sesleniş
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, Türk milliyetçiliği ve Atatürkçülük ekseninde yaptığı bu konuşma, sadece siyasi rakiplere değil; sessiz kalanlara, görmezden gelenlere ve unutmaya meyilli olanlara da net bir mesaj içeriyor.

Özdağ’ın Haykırış

“13 Milyon Sığınmacıya Sessiz Kalan Türk Milliyetçisi Olamaz”

Özdağ, Türkiye’deki demografik işgale karşı sessiz kalanları doğrudan hedef alarak, milletin gözüne perde çekilmesine isyan etti.

 “Türk Milliyetçiliğini Ayaklar Altına Alanlarla Siyaset Yapılmaz”

Erdoğan’ın “PKK ile açılım” politikasına değinerek bu çizgide yürüyenleri Türk milliyetçiliğinden dışladı.

 “Atatürk’e Ayyaş Diyenlerle Aynı Masaya Oturulmaz”

Havaalanlarından, tesislerden Atatürk’ün adını silenlerle iş tutanlara karşı net bir çizgi çekti.

“Zafer Partisi, Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyetin Son Kalesidir”

Zafer Partisi’nin ideolojik kökenini Orhun Abideleri’nden Gaspıralı’ya, Ziya Gökalp’e ve Atatürk’e dayandırarak, Türk milliyetçiliğinin tek siyasi temsilcisi olduğunu vurguladı.

“Federasyon Hayali Kuranlar Türk Milliyetçisi Değildir”

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na atıfta bulunarak, federatif yapıya kayan zihniyeti eleştirdi.

“Siyasetin Eşantiyonu Değiliz”

Türk milliyetçilerinin siyasette görmezden gelinmesine sert bir tepki gösterdi.

Son Direnç Hakkı, Zafer Partisi

Zafer Partisi’nin, örtülü istila olarak nitelediği sığınmacı akınına karşı Türk milletinin “ilk ve son direnç hakkı” olduğunu belirten Özdağ, tüm Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri bu saflarda birleşmeye davet etti.

Ümit Özdağ’ın Arkasındaki Akademik Güç

Siyaset bilimi profesörü olan Ümit Özdağ, sadece bir siyasi figür değil, aynı zamanda akademik bir otoritedir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyopolitik sorunları sahadan gelen bir bilgi birikimi ile yorumlayan nadir liderlerdendir.

Almanca ve İngilizce’yi ileri düzeyde bilen, yurtdışında eğitim almış ve birçok alanda akademik katkı sunmuş bir lider olarak, sahici ve bilimsel temellerle hareket etmektedir.

Bugün yaşadığımız sorunları görebilmek için sadece iyi bir lider değil, aynı zamanda cesur bir yürek gerekir.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu yüreği ve bilgeliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için hayati önemde bir mücadele veriyor.

3 Ocak 2023 tarihli bu konuşma, tarihe bir not, geleceğe bir manifestodur.
Hatırlamak, hatırlatmak ve harekete geçmek zorundayız.

Konuşmanın Tam Metni;

Sevgili Türk Milliyetçileri, Sevgili Atatürkçüler,

Cumhuriyetimizin bir Türk devleti olduğunu ifade eden 1924 Anayasası’nı reddeden kişi, Türk milliyetçisi değildir; Atatürkçü hiç değildir.

Etnik ve mezhepsel kimliklere siyasal kimlik vereceğini vaat ederek yola çıkan birisi Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü de olamaz.

Bugün ülkemizi 13 milyon sığınmacı ve kaçağın istilasına uğratırken ses çıkarmayanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“PKK ile Erdoğan’ın yaptığı açılımdan daha iyisini yapacağız” diyenler, Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü değildir.

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlarla siyaset yapanlar Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü de değildir.

Atatürk’e “ayyaş” deyip ismini havaalanlarından ve kamu tesislerinden silenlerle bir araya gelenler, Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“1921 Anayasası” diyerek, “Kurtuluşa evet, kuruluşa hayır” diyenlerle; Türkiye’yi Arap demografik işgaline sokanlarla yürüyenler de Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Atatürk’ün bastırdığı bir isyan nedeniyle ona “soykırımcı” diyen adamı milletvekili yapan Atatürkçü olamaz.
Atatürk’e “kefere” diyen birini milletvekili yapan kişi, ne Türk milliyetçisidir ne Atatürkçüdür.

Atatürk’ün kurduğu millî devleti, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile federalleştirmeye çalışanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Zafer Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan millî, üniter ve laik devlet fikrinin siyasetteki tek temsilcisidir.

Zafer Partisi, Orhun Abideleri’nden Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp çizgisine; oradan da Atatürk’ün önderliğinde şekillenen Türk milliyetçiliği siyasal projesinin bugünkü yegâne taşıyıcısıdır.

Zafer Partisi; kirletilmek, etkisizleştirilmek ve yok edilmek istenen Türk milliyetçiliğini, Atatürk çizgisinde 21. yüzyıla taşımayı hedefleyen tek partidir.

Bu anlamda Zafer Partisi, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir merkezidir. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin son direnme ve savunma hakkıdır.

Zafer Partisi, ülkemizi iç savaşa sürüklemeyi ve “Büyük Kürdistan”ı kurmayı amaçlayan stratejik göç mühendisliği karşısında da Türk milletinin ilk ve son direnç hakkıdır.

Sevgili Türk milliyetçileri, sevgili Atatürkçüler;

Bölücü örgüt HDP kadar değer verilmeyen, siyasette adeta eşantiyon muamelesi gören Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri;

Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruluş ilkeleri temelinde savunmak üzere Zafer Partisi’ne davet ediyorum.

“Oylarını nasıl olsa bize verecekler” diye küçümsenen tüm Türk milliyetçilerini, tüm Atatürkçüleri; Zafer Partisi saflarında birleşmeye çağırıyorum.

100 sene önce ordularıyla Anadolu’yu işgal eden emperyalizmi yenilgiye uğratan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde;

Bugün 13 milyon sığınmacı ile gerçekleşen örtülü istilaya karşı tek başına mücadele eden Zafer Partisi’nde yer almaya sizleri de davet ediyorum.

Yaşasın Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın Büyük Türk Milleti’nin Zaferi!

yilmazparlar@uahoo.com

27 Haziran 2025 Cuma

Girişimciliğin Nabzı BTM’de  Atıyor-Yılmaz Parlar


  

Yıldızlar Burada Parlıyor...

BTM "Supernova" ile 21. Yüzyılın Girişimcilik Çağını Başlattı

“Her girişim bir yıldızdır. BTM ise o yıldızların parladığı evrendir.”

İstanbul Ticaret Odası’nın vizyonuyla kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), 2025 yılının ilk Sahne XL etkinliğini görkemli bir temayla gerçekleştirdi.

 “Supernova.”
Etkinlik sadece yılın değil, yüzyılın ikinci çeyreğinin de ilk sahnesi oldu.
Ve bu sahne, parlayan fikirlerle, ışık saçan girişimcilerle doldu.

Mehmet Develioğlu,

“Girişimcilerimiz, ekonomimizin süpernovalarıdır!”
BTM Sahne XL’in açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, etkileyici sözleriyle girişimcilere ilham verdi:

“Supernova, bir yıldızın en parlak anıdır. Bizim girişimcilerimiz de işte o anı yaşıyor. Onlar, sadece BTM’yi değil, ülkemizin geleceğini de aydınlatıyor.”

Develioğlu, BTM’nin yalnızca bir merkez değil, girişimciliğin Türkiye’de parladığı bir yıldız kümesi olduğunu vurguladı.

“Zihinlerinin en parlak anının ürünlerini bu sahnede görüyoruz. Girişimcilerimiz, Türkiye’nin sıçrama noktasıdır.”

Dr. Önder Kul,

“Her fikir bir yıldız gibi doğar, sabırla büyür ve sonunda bir süpernova gibi patlar.”
BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, fikirlerin evrimini şiirsel bir dille özetledi:

Zorluklar olur, karanlık olur. Ama vazgeçmeyenler, bir gün kendilerini, takımlarını ve bazen dünyayı dönüştürür.”

Kul, büyük bir müjde de verdi.

Startup World Cup Türkiye ayağı bu yıl BTM’de yapılacak


Pegasus Tech Ventures desteğiyle dünyanın en büyük girişimcilik yarışmalarından biri olan Startup World Cup, Türkiye’nin en parlak girişimcilerini Silikon Vadisi’nde bir araya getirecek ve 1 milyon dolarlık yatırım ödülü için BTM’den yola çıkacak!

Sahneye Çıkan Girişimler,

“Geleceği Bugünden Kodlayanlar”

Etkinlikte 13 girişim sahne aldı, 21 girişim stant açtı. Hepsi de Türkiye’nin yaratıcı gücünü temsil eden cesur ve yenilikçi fikirlerle izleyenleri etkiledi.

Kiraala – Paylaşım ekonomisine konum bazlı yenilik
ReLUfy – 30+ yapay zeka modeliyle veri zekâsı
ExportAlfa AI – KOBİ’ler için dijital ihracat asistanı
innovRES – Kişiselleştirilmiş solunum rehabilitasyonu
Vegg Foods – Bakliyattan yumurta taklidi: BBYA
Tinnimizer – Kulağınız için kişiselleştirilmiş ses terapisi
Bvaluator – 1 milyon+ veriyle yapay zekâ girişim değerleme
Qbit Proje – Entegre verimlilik ve otomasyon sistemleri
Kitchenest – Bulut mutfakla sanal restoranlar
Fikogya – Su ekosistemi için çevre teknolojisi
TeklifPro – Yeni nesil çift yönlü B2B ticaret
STEP4 – AB uyumlu ESG risk yönetimi platformu
Devfilo – Lojistikte komisyonsuz, entegre çözüm

Herkes için Müzik: Müzik Eğitiminin Demokrasi Devrimi

Etkinliğin en dikkat çeken girişimlerinden biri ise “Lidyanka” çatısı altındaki "Herkes için Müzik" oldu. Proje sahibi Fulya Çelikel, girişimini şöyle tanımladı.

“Müzik yetenek değil, bir iletişim biçimidir. Biz herkesin erişebileceği bir müzik okuryazarlığı inşa ediyoruz.”

Herkes için Müzik, müzik eğitiminin bireysel ayrıcalık olmaktan çıkıp toplumsal faydaya dönüşmesini sağlıyor.

Yapay zekâ destekli, video temelli, MEB uyumlu, yaşa göre özelleştirilebilen bu platform, müzik eğitimini demokratikleştiriyor.

Geleceğe BTM’den Bakın

“Supernova” teması yalnızca bir etkinlik ismi değil, BTM’nin vizyonunun özüdür.
Her girişim bir yıldız gibi doğar, BTM’de parlamaya başlar ve sonunda birer galaksiye dönüşür.

BTM, Türkiye’nin girişimcilik gökyüzündeki en parlak yıldızıdır. Bu yıldızın ışığıyla parlayan her girişim, yalnızca kendi geleceğini değil, ülkemizin kalkınma hayalini de aydınlatıyor. Supernova sahnesi, yalnızca fikirlerin değil, umutların patladığı yer oldu.”

yilmazparlar@yahoo.com